23 Mart 2015 Pazartesi

GÜLÜMSEYİN NEFİS-İ SURET ÇEKİYORUZ


 Sıcaktan bunalan parmaklarım klavye üzerinde gezinirken "Ayakların geri geri gitmedi mi hiç senin?" Diyordu sanki bana. Ne de güzel seçiyordum kelimelerimi. Tıpkı bir seri katilin ince eleyip sık dokuyarak hazırladığı plan gibi planlıyordum cümlelerimi. Tek planlayamadığım şey kendi hayatım olsa gerek. Ne gerek var plana projeye. "Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?" Sorusunu kabir suali bellemişiz kendimize. En iyi ve en doğru cevabı vermeliyiz.Orada bize yardım edecek kimse olmayacak. Yanlış cevap verirsek bittik. Doğru cevabı verirsek ne olacağı malum zaten. Paçayı yırttık, köşeyi döndük, hadi yine iyiyiz, ballıyız... Planladığımız yere ulaştığımızda planlamadığımız insanlar da kümelenmiştir etrafımızda. Zaten aynı yerde sayıyorsanız az ve özsünüzdür aslında. 

Başkaları ömrümüz boyunca hayatımızı planlamaya çalışmaz mı? Okul, iş, evlilik, çocuk, kaç çocuk.... Kısır bir döngü içinde çok eşli bir yaşam sürüyoruz. En iyisini bildiğini düşünen, çok bilen, en çok bilen hepsi bir araya gelmiş yaşam koçluğu yaparlar sana. Belki sadece, sade bir insan olarak yaşamak düşmüştür onun nasibine. Sıradandır o. Düzdür, basittir... Herkes gibi olmamanın maddiyat üzerinden tanımlandığı bu dünyada "Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?" Sorusuna; Çok daha dindar, çok daha dürüst, çok daha mümin cevabını vermiştir. Dolayısıyla 
'fazla uçmuş'tur o aslında.

İnsanın kendini geliştirmesi ve kariyer yapması sadece üzerinde oturduğu koltukla yada önündeki masayla ilgilidir! Yıllar sonra bir arkadaşımızı gördüğümüzde merak ettiğimiz şey "Acaba kariyerine ne kattı, çalışıyor mu, hangi poziysonda?" Sorularıdır. Hiçbirimiz eski kötü huylarından birinin değişip değişmediğini yada daha iyi bir insan olup olmadığını önemsemeyiz. İnsanlık kariyer gerektiriyor çünkü! 

"Kariyerimi daha iyi bir kul olmak üzere planlıyorum." Diyebilecek kaç genç var aramızda? Hepimiz mastercı hepimiz şirket insanıyız. 

Uzun lafın kısası gün gelecek dünya robotlarla yönetilecek denirken robotlaşacak insanlardan bahsediliyormuş meğer. 

Nefs-i suret çağının Nefis-i suret yapan nesli olmaya davet ediyorum hepimizi... 

P.S: Bu yazı heykizkardesim.com'da yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok: