3 Şubat 2015 Salı

SABREDEN DERVİŞ HAPI YUTTU


Halk arasında gebermiş, hak katında ermiş, haydi ortasını bulalım diyenler içinse muradına ermiş sabreden. Sabır küpü çağının, cinnet geçiren çocuklarıyız! Beş kişiden ikisi yeşil reçetelik neredeyse. Niye yeşil onu da hiç anlamadım. Yeşil mübarek bir renk sayılır. İnançlı insanların illaki bir yeşil reçetesi olacaksa bunun imanları olması gerekmez miydi? Allah’a tevekkül edip, el açmamız gerekirken, inançlı insanlar olarak gittik yeşil reçeteli renkli haplardan yuttuk. Modern çağın insanları yeşil kaplı kitapları duvarlara asıp, ecza dolaplarını uyuşturucu haplarla doldurmaya başladığından beri hapı yuttuk hemde!

Peki gerçekten sabır küpü olduğumuzdan mı cinnet geçiriyoruz yoksa sabretmeyi bilmediğimizden mi? ‘Her şeye sabrediyorum. Yeter artık ben de insanım.’ ‘Yahu sabretme o zaman’ diyesi geliyor bazen insanın. Neye sabrediyorsun diye sorduğunuzda fındık kabuğunu doldurmayacak şeyler olduğunu duyarsınız bazen. Gereksiz şeyleri kafamıza takıp, birde onlara sabretme süsü verdiğimizde olan bize oluyor. Öyle zamanlar geliyor ki gerçekten sabır göstermemiz gereken bir durumla karşılaştığımızda artık yer kalmadığından şikayet etmekten başka çare bulamıyoruz. Çıldıracak gibi oluyoruz. Sonrası Matrix’teki siyah giyen adamlar yerini beyaz önlüklülere bırakıyor. Yalnız tek fark burada hap seçeneği mavi ve kırmızı ile kısıtlı değil. Mavi, kırmızı, yeşil hangi hapı verirlerse onu yutuyoruz.
                                  


Bu senin son şansın. Bundan sonra, bir geri dönüş olmayacak. Mavi hapı alırsan, bu hikaye sona erer, yatağında uyanırsın ve istediğin her neyse ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın.” Matrix

Hapları yutup, kafaları uyuşturup harikalar diyarında kalıyoruz evet! Sabretmekten değil sabrımızı yerli yersiz kullanıp, tükettiğimizden başımıza geliyor belki de bunlar. Neyi ne zaman içimize atmamız gerektiğini de nerede susmamamız gerektiğini de bilmiyoruz. Yedisinden yetmişine herkes sinir hastası herkes psikologluk. Kısacası, İlhan Şeşen’in de dediği gibi “ Neler oluyooor bize, bize neler oluyooor gülüm, neler oluyooor sana, bana neler oluyooor”
:)

Hiç yorum yok: