7 Haziran 2013 Cuma

OCCUPY FREEDOM




Bugün Gezi Parkı’nda toplanan grup dindar mütedeyyin insanlar olsun. İktidar da sizin istediğiniz parti olsun. Hadi madde madde senaryoyu birlikte yazalım...

Bir, Cuma sabahı polis aynı şekilde çadırlara müdahale etmeyebilirdi. Neden mi? Çünkü Cuma gününe kalmadan bizi oradan derdest ederlerdi.

İki, diyelim ki Cumaya kaldık, polis çadırları yıktı. Öfkeli kalabalık “Tekbiirrrr, Allahuekbeerrr” sesleriyle polisin üzerine yürürdü ve bunu duyan emir verici güçler orantısız gücün Allah’ını yapın derdi.

Üç, ne Toma’nın önünde duran nede kırmızı elbisesiyle biber gazı yiyen kız Gezi Parkı’nın simgesi olurdu. O parkın simgesi, başörtüsü tutulup çekilen yüzüne biber gazı yiyen başörtülü kadın olurdu.

Dört, Twitter ve Facebook’ta halk şeriatçı takımına haddini bildirmeye çağrılırdı!

Beş, ana medya tüm gücüyle ‘ağaç değil siyasi simge’ diye veryansın ederdi.

Altı, göz altına alınan kişiler hemen bırakılsın çağrısı yapsak da o kişiler bırakılmazdı. Ne olurdu peki ? Yıl 2023 olurdu ve o kişiler hala yasa dışı örgütlere üye olmaktan içerde olurdu. ( Bugün hala içerde olanlar olduğu gibi)

Yedi, Taksim Gezi Parkı'nda ve bazı muhafazakar semtlerde tanklar gezdirilir ve dindarlara balans ayarı yapılırdı.

Sekiz, bugün çadırlarına isim veren eylemciler gibi devlette bir çadır kurar adını 'ikna' koyar ve örümcekli, örtülü kafalar temizlenirdi.

Dokuz, ne özür dileyen olurdu ne de demokrasiden bahsedip, "Demokratik taleplere canımız feda." Diyen. 

On, bir gün bu eylemsellik durumu biterdi ve geriye psikolojisi bozulmuş, sosyal hayatı sekteye uğramış, kendi ülkesinden kilometrelerce uzakta bir ülkede okumaya itilmiş kadınlar kalırdı.

En ilginci de bu gün "Mülk Allah’ındır." Diye yazdığınız pankartı o zaman biz taşırdık ve şeriat getiriyoruz iddiası ile ülkenin düzenini bozmaktan dolayı eylemci, protestocu değil terörist, ajan ilan edilip içeri tıkılırdık.


  • Gezi Parkı eylemcileri "Biz hakkımızı arıyoruz. Demokrasi istiyoruz. Tayyib Erdoğan ve Ak Parti hükümeti bizi kale almıyor. Nedir bu tek adamlık, kibir, yasaklar ve halkın başka bir bölümünün taleplerinin görülmemesi.’ Diyorlar. Kısacası, "Eeaahh yetti bea"diyorlar.


"Siz bizi anlamıyorsunuz." Diyorsunuz ama emin olun biz sizi çok iyi anlıyoruz. Nasıl mı;

 Tayyib Erdoğan sizleri dumansız hava sahasında yaşamaya mahrum bırakırken!Bizler de demokrasisiz hava sahasında yaşamaya mahkum bırakıldık yıllarca; ne eğitim hakkımız vardı ne de inandığımız dinin gereğini yaşama hakkımız.

"Hükümet ve başbakan bizi kale almıyor, haklarımızı istiyoruz." Diyorsunuz ya haklısınız. Biz de senelerce bizi duyacak, sesimize kulak verip bizleri insan yerine koyacak bir hükümet ve devlet başkanı aradık. Sadece herkesle aynı haklara sahip olabilmek için üstelik.

Alkole karşı, kürtaja karşı " Benim vücudum, benim kararım.’ Dediniz. Tayyib Erdoğan, "Bu bir yasak değil, kısıtlama.’ Dedi. Yine sizi çok iyi anlıyoruz. Çünkü bizim hayatımıza da yasak değil kısıtlamalar getirildi; "Liseye üniversiteye gidin tamam ama başörtüsüz gidin. İşe alırız ama namaza izin vermeyiz. Camiye gidin ama ezanı Türkçe okuyun." Denildi...

Başbakan size çapulcu dedi. "Everday I’m çapuling!" Dediniz. Yine sizi anlıyoruz. Çünkü we have been yobazing and örümcek beyinling for years!

Bu hükümet ayyaş nesil istemiyoruz, o hükümette dindar nesil istemiyoruz dedi. Hükümetler çok düşünceli değil mi?

Merkez medya penguen belgeselleri yayınlıyor diye Twitter ve Facebook kullanarak sesinizi duyurdunuz. İçimiz yanarak anlıyoruz sizi çünkü merkez medya o zamanlar penguen belgeselleri yerine Fadime Şahin, Müslüm Gündüz belgeselleri yayınladı. Oysaki penguenler çok daha mübarek hayvanlardır kıymetini bilin.

Herkesin önünde tazyikli su, biber gazı yediniz. Bizde işler gizliydi. Bizler ikna odasında biber gazı etkisi yapan sözlerle göz yaşları içerisinde kaldık. Üstelik o kırmızılı kadın gibi kahraman da yapılmadık. Size limon getirenler bize selpak vermediler. Siz tazyikli sudan biz başörtümüzden çekildiğimiz için yerlerde sürüklendik.

Sizler duvarlara arabaların üzerlerine nefret duyduğunuz kişiye karşı duygularınızı belirten ifadeler yazdınız. Biz bunu da yapamadık içimize attık.

Siz Gezi Parkı’nda oturup eylem yaptınız, bir istek listesi yazıp haklarınızı talep ettiniz. Ama biz seccademizin üzerine oturup, göz yaşlarıyla Allah’tan talep ettik haklarımızı. Çünkü sizin de dediğiniz gibi bizi kale alan bir hükümet yoktu.

Siz klipler çektiniz, şarkılar yazdınız, sanatçıları arkanıza alıp diren Türkiye dediniz. Biz neşeli klipler çekemedik. Araştırmacı gazeteci Uğur Dündar’ın videolarını izledik, ağlama karanfil diyebildik.

Size bu eylemi bir an önce bitirmenizi söylediler. Bize bin yıl sürecek dediler!

Siz dünyaya Türkiye’yi ağaçları kesiyorlar diye, kendinizi ise çevreci olarak tanıttınız. Biz ise Türkiye’ye şeriat getirmek isteyen şeriatçılar olarak dünyaya tanıtıldık.

Siz gökten yağan yağmura Atatürk’ün gurur gözyaşları dediniz. Biz akıtılan gözyaşlarına susup, ya sabır dedik.


Yanlış anlaşılmasın etme bulma dünyası demiyorum şunu soruyorum;

Demokrasi ve özgürlükten yana olan ve başörtüsü karşıtı olmadığını ifade eden bugünün Gezi Parkı eylemcileri arkadaşlarımız, biz haklarımızı talep ederken siz neredeydiniz?

12 yorum:

PAPATYA PRENSES dedi ki...

İran'a gidin demekle meşgullerdi........................

LeVaMi dedi ki...

papatya prenses; malesef evet...

Adsız dedi ki...

O hareketler siyasiydi...kim sizi sokağa döküyordu??

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
oxvamu dedi ki...

Bismihi Subhanehu..
''Başörtüsü karşıtı olmadığını ifade eden'' gezi parkı eylemcilerinin hangisi ''Başörtüsü'' tarafında olmuş ki? Ben bu olayı başlangıçta safça bir eylem zanneden ve bizzat oraya giden ''başörtülü'' bacılara hayret ettim. Bu kadar kolay mı kullandırır bir mümin kendini? Söz çok.. Szöün çoğu gelirse had aşılır. Sükuta açılan kapıdan girmek şu an en güzeli.
Maesselam, maeddua.. Fiemanillah..

LeVaMi dedi ki...

adsiz; bu yazida konu siyasi olunup olunmamasi degil.Insanlar kaybettikleri ozgurluk ve demokrasiyi ararken bu arkadaslar neredeydi ayni seyleri baskalari da yasadi yazisi bu.

evlerimizde oturuyoduk, bize dokunmayan yilan bin yasasin, biz de o zulumu yapanlarla ayni fikirdeydik, sizinle eylemdeydik vs gibi yorum yada cevaplar lazim. Eylemin siyasi olup olmadigiyla ilgilenmiyorum, cumhuriyet mitingleriyle ayni kefeye de koymuyorum sadece cok basit bi soru soruyorum.

LeVaMi dedi ki...

adsiz;

1) siz o gun o insanlara masasiniz dediyseniz bu gun sizi masa olarak gorenlerden dert yanip " biz masa degiliz bakin hic bir siyasi parti burda yok" demeniz ne buyuk tesaduf!

2) ne yapilsin basbakanlik ofisine saldiranlar gibi yok e mi saldirilsin.

3)bahsettigin tum ulkelerdeki sorunlar icin insanlar her turlu tepkisini verdi sokaga da cikti. sen pek ilgilenmedigin icin haberdar olamadin herhalde. Patani,moro ve kesmir'i de unutmussun onu da ben ekleyeyim.Bilmiyosan googledan search edip ogrenir laf arasinda soylersin zenginlik olur.

4)gezi parktakiler oyle degil derken neyi kast ettin.Nasil degil onlar israil,irak,mynmar ve afganistan icin gezi parkinda eylem yaptiniz da haberimiz mi yok?!

5) siyaseti sokmuyolar ama bir siyasiye kufur edip istifa diyorlar.Nasil siyasi olmuyor o zaman. amac ozgurluk ve demokrasi gibi seylerse o zaman meydanlarda tayyip istifa vs gibi sloganlar olmayacak ve basortulu insanlara saldirilmayacakti. Iste o zaman bu eylem siyasi degil hadi biz de gidelim diyen insanlar cok daha fazla olabilirdi.

oxvamu dedi ki...

Not: İnancıyla örtünen insanlara ''penguen'' diyecek kadar çukurlaşanların Irak'taki bir müslümanın ölümünden zerre kadar sıkıntısı yoktur.

Adsız dedi ki...

Enfes bir yazı, tebrikler

Profösör dedi ki...

İyi bir paylaşım. Gezi'yi şimdi daha iyi anlıyoruz. daha bilmediklerimiz var ki; bizi içten kemiren kemirgenler...

Profösör dedi ki...

İyi bir paylaşım. Gezi'yi şimdi daha iyi anlıyoruz. daha bilmediklerimiz var ki; bizi içten kemiren kemirgenler...

LeVaMi dedi ki...

profosor; zaman herseyin ilaci olur insaallah ve sinsi planlari olanlarin hepsi layigini bulur profum.