16 Şubat 2013 Cumartesi

İŞKOLİK HANIMLAR, PISIRIKLAŞAN ERKEKLER



Kapitalist düzen kadını evin dışına çıkardı, rolleri değiştirdi, annelik ve eş olma durumunun yanına bambaşka görevler de ekleyerek kadını eşi görülmez bir hero yaptı. Peki ne olduda bu kadınlar bir anda çocuklarının annesi, eşinin hanımı olmaktan çıkmaya karar verdi? Ali Bulaç'a gelen mektuplarda erkekler hep kadınlardan şikayet etmiş, tıpkı Ali Bulaç'ın suçu kadınlara atması gibi. Kadın çalıştığı için işsizlik artıyor, doğurğanlık oranı düşüyor, boşanmalar artıyor, erkek pısırıklaşıyormuş.

Bulaç'ın okurlarından biri şöyle yazmış;“Yok kadın ayaklarının üzerinde dursun, erkeğe eyvallah etmesin, başkaldırsın” gibi şeyler pompalanıyor ve böylece aile kurumuna dinamit konuyor.İkinci evliliğimi yapmak istiyorum, ama çalışan kadın asla düşünemiyorum. Çocuklarımı büyütecek hanım düşünüyorum inşallah. Evine bağlı, kocasına başkaldırmayan, “benim de param var” deyip sadece parayı pulu düşünen biri olamasını istemiyorum."

Kadın niye kocasına başkaldıracak duruma geldi, niye eyvallah etmiyor, neden parayı pulu düşünüyor? Bu soruların cevabını vermesi gereken birileri var ve bunlar erkekler!

Şimdilerde gençkızların bolca duyduğu bir cümleyle açıklamaya başlayacağım bu konuyu; "Oku kızım kocanın eline bakma sakın.Ayaklarının üzerinden dur.Sakın çalışmadan evlenme.Sonra bekliyosun adam gelsin sana iki kuruş para versin."

Bu cümle aslında son sorumuzun cevabını iyi bir şekilde özetliyor.Kadın öyle bir konuma itildiki, evde maddi güce sahip kocası tarafından üzerinde öyle bir baskı kurulduki çareyi çalışmakta buldu.Çalışıp paranın insana verdiği gücü hissedince de tüm dengeler bozuldu. Erkek parasıyla kadını ezemedi, kadında parası yok diye kocasına Ali Bulaç'ın okurunun tabiriyle 'eyvallah' etmedi. 

'Bu kadınlar neden bu kadar işkolik oldu?' sorusunun cevabı işte bu kadar basit. Kimse yok artık falan demesin. Çevremdeki orta yaş ve yaşlı kadınların birçoğu aynı şeyleri söylüyor."Çalış kocanın eline bakma." Kocanın eline bakmak lafı bile çok aşağılayıcı değil mi? Bu lafı ortaya çıkartan, kadını bu duruma getiren ise erkeklerin bu zamana kadar olan tutumları oldu.

Gücü eline alan kadın, "Ben de seninle aynı işi yapıyorum, benim senden eksiğim ne!" Demeye başladı.Oysaki önceden bu diyalog genelde şöyle olurdu; erkek " Akşama kadar eşşek gibi çalışıyorum. Sen napıyosun, evde akşama kadar oturuyosun!' Buyurun beyler yağını, salçasını, tuzunu fazlasıyla koyduğunuz bu yemeği oturup afiyetle yiyin şimdi! Birşeyleri fazla kaçırmışsınız sanki değil mi!

 Günümüzde çalışmayan kızlarla evlenmek istemeyen erkekler bile var.O zaman kimse şikayet mektubu yazmasın, oturup kendi hallerini düzeltsinler.

Siz akşama kadar eşşek gibi çalışırken evde dünyanın en zor işini, çocuk yetiştirme olayını en doğru şekilde yapmaya çalışan eşleriniz yok artık. Evi ve modern dünyanın iş yükünü sırtına yüklemiş canhıraş bir şekilde çalışan eşler var karşınızda.Ne siz eve gelince size güleryüz gösterecek halleri kalıyor, ne de çocuklarla iki kelime edecek halleri. 

Eşlerinden para istemek için iki büklüm olan kadınlar, üzerlerindeki bu baskıyı maddi özgürlükle yıktıklarını görünce mutsuzluğu göze aldılar.

Başından beri bahsettiğimiz bu durumu yok edecek olan tek şey ise İslam ahlakı ile yetişmiş kadın ve erkeklerdir.İslam ahlakı ile yetişmiş bir erkek, eşini kendisinden para isteyecek pozisyona sokmaz.Çalışan kadın ise parasıyla eşi üzerinde güç gösterisi yapmaz.Tabiki aynı şey erkek için de geçerli. Fakat toplumumuzda bu durum oldukça eksik.Ataerkil toplum yapısı ve kültürel din durumu erkeğin kadın üzerindeki maddi baskısını arttırıyor.Kadınlar açısından da durum benzer.Kadın da üzerindeki bu baskıyla para kazanınca eşine eyvallah etmeyip, kapıyı çekip çıkıyor. 

Çok vahim bir durumun içindeyiz ama farkında değiliz. Deli gibi çalışan annelerden dolayı ortalık psikolojisi bozuk, garip davranışlar sergileyen çocuklarla dolu. Aileler çocuklarını, kazandıkları parayla üç beş kuruşa aldıkları şeylerle mutlu ettiklerini düşünüyorlar. Oysaki bir anne çocuğunu en iyi şekilde yetiştirip, topluma faydalı bir birey yapabilmenin yollarını aramalıdır.Bunun içinde kesinlikle kendini en iyi şekilde yetiştirmelidir.Okumalı,araştırmalı, sosyal olmalıdır.


Tüm bu yazdıklarımdan bu kız kadınların çalışmasını istemiyor herhalde diye düşünmüş olabilirsiniz.Halbuki ben çalışma delisi biriyimdir.Ama gerçekleri kimse göz ardı etmemeli. Toplumun en önemli birimi olan ailede sorun varsa o toplum bitmiş demektir.Anne anne değil, baba baba değil, çocuklar hep birşeylere hasret.Eee biz bu aile yapısıyla mı ayağa kalkıp, İslam bayrağını en tepelere götürmeye çalışacağız.Kimse kendini kandırmasın.Bir an önce kadının çalışma hayatında değişikliklere gidilmeli.Çalışma saatleri düzenlenmeli.Kadınlara uygun çalışma ortamları belirlenmeli.Kadınlar da artık "Biz de erkeğin yaptığı herşeyi yaparız." Modundan çıksınlar.Kadın erkeğin yaptığı herşeyi yapamaz. Tıpkı erkeğin kadının yaptığı herşeyi yapamayacağı gibi.Fıtratları ayrı olan yaradılmışlar nasıl eşit olabilir ben de bunu anlamıyorum.Erkeklerin üstünlük durumu sadece ataerkil toplum yapısının pompalaması, bunu da yıkabiliriz:) Ama kazandığımız parayla eyvallah etmeyen tiplere dönüşerek değil, Kuran ve peygamber ahlakıyla yetişmiş nesiller büyüterek.  

Şunu da kimse unutmasın; bir toplumun muhtaç olduğu kudret kadınlardır.Ve ancak okuyan, yazan, kafası aydın, bilinçli ve eğitimli bir kadın toplumu yeniden inşa edebilir.




4 yorum:

ayse dedi ki...

Yazdıklarına katılıyorum, ancak bu durumda yapılacak başka bir şey yok. Kocasına eyvallah demeyen kadın çalışıyor. Evde oturup ben çekeyim ama çocuğumu güzel yetiştireyim de o öyle görmesin de diyemez. Bu dediğin hani kadının evinde yeni nesilleri güzel yetiştirmesi de maddi manevi dengeli bir evde mümkün.

LeVaMi dedi ki...

ayse, maddi manevi dengeli bi ev de saglanabilmeli iste.Eger erkegin kazandigi yetmiyosa devlet kadinlara uygun calisma ortamlari duzenlemeli.yoksa tabiki herkes zengin degil es calissin kadin otursun.gerci eskiler bu durumda eskiden kadinlar calismiyordu evler gecinmiyor muydu diyorlar ama o zaman da simdiki ihtiyaclar yoktu malesef.

men de boor dedi ki...

mevzu çok su götürecek derin bir mevzu, nerdeyse herkes sorun üzerinde hemfikirken çözüm noktasında pek bir şey üretilemiyor. maalesef ben de kendi adıma ancak böyle bir sorun olduğunu kabul edebiliyorum ötesi yok. ama şundan eminim ki eğer bu sorun çözülecekse ancak ve ancak kadınlar ve yetiştirecekleri çocuklar çözecek tabi biraz uzun vadede gerçekleşecek.

şimdi sorunu bir yana bırakırsak karadeniz müziği hayranı olarak apolas lermi ile tanışmama vesile olduğun için teşekkür ederim :)

LeVaMi dedi ki...

men de boor; isin icinden cikilamayan bi mevzu gercekten:S

rica ederim ben de 3 gundur taktim bu uc sarkiyi dinliyordum takipcilerimle de paylasmak istedim;)