30 Kasım 2012 Cuma

SİZİ RAHATSIZ ETMEYE GELDİM!

Birkaç hafta önce Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde Ali Şeriati sempozyuma gerçekleştirildi. Üniversite yıllarında Şeriati okumuş fakat anlayamamış ve kitabın heryerine ünlemler koymuş biri olarak bu Şeriati'yi anlamak için bir fırsat diyerek sempozyuma katıldım.İki gün boyunca süren sempozyumun benim için çok faydalı olduğunu söyleyebilirim. Hilal Kaplan,Ali Bulaç, Cihan Aktaş ve daha birçok önemli ismin katıldığı sempozyuma Şeriati'nin eşi ve oğlu da katıldı.




Sempozyumda cevabını arayacağım soru; Şeriati'nin neden İslamı anlatmak için sürekli Marksist jargonu kullanmasıydı.Alt yapım olmadan Şeriati okuduğum için kitabı okurken bu dil beni çok itmişti.Bu yüzdende sadece elimdeki iki kitabını okumuş ve devam etmemiştim kendisini okumaya.Fakat sempozyum sonunda soruma ve kafamdaki herşeye cevap bulduğumu söyleyebilirim.

Ali Şeriati okumak isteyen herkes öncelikle kendisinin düşünce dünyası hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekiyor.Siz siz olun benim gibi bodoslama Şeriati okumayın:)Sonra kitabınızın her yeri ünlem işareti olur. Ve bu adam Marksist heralde düşüncelerine dalarsınız. Sempozyumda onun bir Marksist olmadığını, birçok kişinin hem o dönem hem de günümüzde kendisini Marksist olarak adlandırdığı söylendi. Şeriati'ninki bir meseleye karşı çıkarken, onunla fazla içli dışlı olmanın verdiği bir benzeşme olsa gerek! Çünkü kendisini Marksizme karşı savaş açmış bir sosyalist olarak tanımlıyordu. 

Sempozyuma katılanların çoğu Şeria'nin düşüncelerinin hepsini onaylamıyordu.Almamız gereken şeyler muhakkakki var.O bir aydın,önemli bir düşünür diye dile getirildi.Fakat bazıları ısrarla Şeria'nin aydın değil alim olduğunu dile getirdi. Kesinlikle o bir aydındır bencede.Alim kimdir?sorusuna verilecek cevaplar aşikardır.Mesela sempozyumda bolca örnek verilen isim, Said Nursi bir alimdir.

Şeriati marksizme karşı savaş açmış ama marksist jargonu bolca kullanıyor kitaplarında. Mesela bir kitabında Marks'ın 'Din kitlelerin afyonudur.' Lafını kullanarak kaderci anlayışa sahip olup,hiç birşey yapmayan kişiler için evet bu söz doğrudur diye kullanıyor. Bu ve benzeri söylemleri onun düşün yapısını bilmeyen çoğu kişi için çok tehlikeli olabilir.Aslında bana kalırsa dini alt yapısı zayıf kişilerin Şeriati okuması zararlı bile olabilir. Ki "Kendisinin kitaplarını okuyanlar Marksizmin düşünce yapısını çok iyi anlayabilir." Diye bir konuşmacı da belirtmişti sempozyumda.

Şeriati'nin, İran'ın Alisi olduğunu söyleyen br konuşmacı da "Türkiye'den bir Şeriati çıkmadı.Said Nursi ve Fethullah Gülen şu dönemde takipçileri olan isimler. Fakat onlar da vaaz-irşad çizgisinde devam edip,bilindik şeyleri söylüyorlar." dedi. Bu iki isimin çizgisi Şeriati'den çok farklı olduğu için böyle bir benzetme çok saçma bence. 

Bu cümleye Fazıl Say,Orhan Gencebay benzetmesi ile karşı çıkmak istiyorum:) Şeriati, İran Devrimine  düşünceleriyle katkı sağlamış bir isimdir. İran'ın şartları ve Şeriati'nin düşünceleri o dönem birbiriyle örtüşmüş ve hem o topraklarda hem de dünya çapında ses uyandırmıştı. Anadolu topraklarına baktığımız zaman ise bu topraklarda da bir sürü alim, bir sürü düşünce adamı görüyoruz. Said Nursi üzerinden gidersek o dönem birçok Kürt ve Türk kendisinin etrafında toplanmış ve dönemin şartlarına kendi bakış açılarıyla karşı çıkmışlardır. 

Şimdi bu topraklara gidip "Hadi hep birlikte Fazıl Say dinleyelim." Desek "Hacı ne diyon yaaa." Derler yada "O kim acaba?" merakıyla dinleyip birkaç saniye sonra uyurlar. Onları Orhan Baba anlatır,onların ruh dünyasını düşünce yapısını Orhan Baba bilir. Şimdi siz gelmiş Orhan Baba'nın mekanında Fazıl Say niye çıkmadı diyosunuz. Bu benzetmede Şeriati gibi kaliteli bir aydını Fazıl Say gibi gereksiz biriyle eş konuma düşürmeye çalıştığım anlaşılmasın. Sadece aradaki farkı anlatmak için kullandım. Her devirin bir adamı vardır.İran devriminde o devrin adamı Şeriati idi.Ve orda onun düşüncelerine ihtiyaç vardi. Bu toprakların zaten Şeriati'ye ihtiyacı yoktu.Çünkü o zamanlar Anadolu topraklarında bu toprakların ihtiyacını karşılayacak yeteri kadar isim vardı. 

Şeriati bir aydındır alimler ile karıştırmamak gerekir. Eğer bu topraklardaki aydınları örnek vererek "Buralardan Şeriati çıkmadı." Derseniz olur.Fakat alimleri örnek vererek onları bir aydınla karşılaştırmak çok saçma. Cemil Meriç'i örnek verirsek Nurettin Topçu' yu örnek verirsek ancak bu lafı sarfedebiliriz.

Sempozyumun benim için en heyecanlı tarafı ise Şeriati' nin eşini ve oğlunu görebilme imkanı bulmamdı. İhsan Şeriati inanılmaz şekilde babasına benziyor. Karşımda o oturuyor sandım desem abartmış olmam bence:) 

Neyse çok ciddi bi konu üzerine yazdım daral geldi sanırım. Şeriati'yi yeniden anlayarak okumaya başlamak çok güzel ama. Ebuzer ve Fatıma Fatımadır adlı kitaplarını aldım.Hakkıyla okuyup, almam gereken feyzi almamı nasip etsin Allah (c.c)...

Sempozyumla ilgili daha kapsamlı bilgiyi bu adresten alabilirsiniz efenim; http://www.dosdogruhaber.com/gundem/seriati-yasasaydi-arap-baharini-destekler-miydi