28 Ekim 2012 Pazar

Pelin BATUrdu !


Kod Adı: Pelin Batu
Kamuflajı: Oyuncu,tarihçi şair!
Status: Sleeping :)
Relationship: Complicated
Religion: Kurban kesmek yasaklansın!
Education: Eğitim şart

Bugün günümüz ergen gençliğinin dilini kullanarak giriş yapıyorum:)

Adnan oktar> Zekeriya Beyaz> Pelin Batu hatta <3 i="" nbsp="">

Ortalık gangnam style ile sallanırken biz kurban yorumları ile sallanıyoruz bayramdan beri. Üç beyazdan Zekeriya Beyaz uzun zamandır televizyonlarda gözükmüyor derken Tv'de "ayakkabıdan kurban" örneği verirken gördük kendisini.Sonrasında Pelin Batu cikti. O da "Kurban kesmek yasaklansın milletin ete ihtiyacı yok" dedi. 

Hadi Zekeriya Beyaz'a alıştıkta bu Pelin'in olay nedir ben onu çözemedim.Vikipedi'de; Oyuncu, tarihçi birde şair olarak gözüküyor kendisi. Zaten bu ülkede bi benim kıymetim bilinmedi. Millet iki günde şair olur ben dört yılda reklamcı olamadım:)

Kendisinin bendeki vikipedisi şöyle halbuki: Oyuncu, Ahmet Hakan'ın ve benzerlerinin sevgilisi, cıbıldak pozlar, tarih programı ( anlam veremediğim bi şekilde geçiş yaptı oraya) , ekranda uyudu( kapandi,açıldı,yeşil peruk taktı, kürt oldu, türk oldu...) ve son olarak kurban bayramı yorumu!

Gelelim söylediği cümleye...

Kurban konusunda "katliam bayramı" vs gibi yorum yapan kişilerle polemige girmek kadar gereksiz birşey yok çünkü islamı algılayamamış bir kişiye kurban anlatılamaz.

Kurban kesmeyi "canilik" olarak yorumlayanı duydumda  "Kurban kesmek yasaklansın. Kimsenin ete ihtiyacı yok. Eğitime ihtiyacı var!" diyeni ilk defa duydum. 

%100 eminim bu kıza Kurban Bayramı'nı birisi şöyle açıklamış: "Milletçe çok unutkan olduğumuz için, B vitamini eksikliği yaşıyoruz. Bunun içinde  kırmızı et yememiz lazım kızım. Ondan her yıl milletçe kurban kesip toplu halde et yiyoruz. Kesemeyenlere de dağıtıyoruzki onlarda yesin." Kendi içinde tutarlı bi cevap aslında unutkan bi milletiz sonuçta:) Ama işte yeterli olmamış. Bazı cevapların doğruluk payı bi yaşa kadar. Bknz: "Seni leylekler getirdi kızım/oğlum"

Haydar Dümen ekranlara çıkıp "Hepimizi leylekler getirdi" diye bağırıyor mu:) Adam doğruyu öğrenmiş yoluna öyle devam ediyor. Sana da aynısını tavsiye ediyorum Pelincim.

"Sleeping" olan statu durumunu acilen değiştirmen lazım. Yoksa Zekeriya Beyaz'ın dişi versiyonu olarak devam edeceksin bundan sonraki hayatına.

Aslına bakarsanız Pelin Batu kıvamında bir kız tanımıştım üniversite yıllarımda. Kendisi ile aynı sınıfta bulunmanın acı hatırası hala içimde saklıdır:) 

Yıl en fazla 2009, günlerden haftanın bir günü, aylardan bi ay... Sosyoloji temelli reklamcılık dersinde konu; İşçi sınıfı. Soru; İşçi sınıfı neden başkaldıramıyor? İdi ( soruyu ayrıntılı bir şekilde aktaramıyorum çünkü kızın cevabı kalmış sadece aklimda :)))

Kızın yorumu: Uzun bir süre saçmaladıktan sonra gelen cümle aynen şöyleydi " Hocam sonuçta isçi sınıfı ne yapsın adamlarda para yok, et alamıyolar. Simit yemekten kafa artık çalışmıyorki, salaklaştılar iyice. Neye başkaldıracaklar o halde." ( yazar burda şok geçirdi yine ) 

Benim cevap şu: Desene ülkedeki vejeteryanların hepsi salak! 

Bunun üzerine kızın erkek arkadaşının yorumu: Salak salak konuşma G....! :))))))

Ben o hocanın yerinde olsam o kızı yerin dibine sokardım orda ama hem sınıf ( birkac kisiyi tenzih ediyorum burda) hemde hoca kızla aynı kıvamda sayılırdı. Bu yuzden pek bi malzeme çıkmadı bana:) 

Muhtemelen bu kız için de kurban bayramı et ile ilişkilendirilebilecek bir mevzu  çünkü kafalar aynı çalışıyor:) 

İsçi sınıfının başkaldıramayışını 'b vitamini eksikliğine bağlayan' kız ile kurban bayramını 'topluca et ihtiyacını giderme' olarak gören Pelin Batu... 

Birde " Ayakkabıdan kurban olur." Diyen yetmez ama Zekeriya Beyaz!



21 Ekim 2012 Pazar

GELİN TANIŞ OLALIM!


Bizimkisi bir aşk hikayesi...Bir araya gelen birkaç insanın oluşturduğu topluluğa bir isim koymaları ile birlikte başlamıştı herşey. Belirli aralıklarla bir araya gelip bazı mevzuları tartışıyor, toplumun yarayan kanalarına merhem olmaya çalışıyor bir taraftanda aynı kafa yapısına sahip kişilerin bir arada oluşunun avantajını değerlendirmeye çalışıyorduk!

Yukarıda bahsetmeye çalıştığım olayın özeti şu aslında; bir takım sivil toplum kuruluşları, okullardaki topluluklar,dernekler... Eğitimli,okumuş kesimin modern koca bulma yöntemleri. Hiç "Yok artık!" demeyin. Son zamanlarda sahit olduğum olaylar doğrultusunda bu tezime destek buldum :) Vatandaş Esra Erol'a çıkınca olmuyo ama bunlar daha modern yöntemler kullanıyorlar. Örneklerimle sizleri bazı gerçeklerle karşı karşıya getireceğim:)

Eskiden gençtik üniversiteye giderdik:) birkaç dindar genç bir araya gelip birşeyler yapalım dedik.Neyse bütün gençler toplandık, toplandık, toplantık. Sorduk neden yıprandık, yıprandık, yıprandık?:)Bir süre sonra bu duyarlılık yerini magazinsel olaylara bıraktı:) Duydumki X kişi Y kişiyi seviyormuş. Öbürü sevdiği bu gruba dahil oldu diye gelmiş...Sonrasında nisanlanan, evlenen...

Birde ınternational bi örnek vereyim; Bir arkadaşımla bu konuyu konusurken kendisi şöyle demişti: "Boston' da okurken okuldaki müslüman gençler bir grup kurup bir arada olalım dediler. Bende içlerinde olmak istedim tabii olarak çünkü güzel organizasyonlara vesile olabilirdik. Fakat bir süre sonra bu topluluğun kendi içinde erkek/ kız arkadaş edinmeye başlaması ve olayı bambaşka yere çekmeleri ile aralarından ayrıldım."

İnternette Genç Siviller ile ilgili bi yorum okumuştum çok gülmüştüm eğer bulabilseydim paylaşacaktim burda ama bulamadim:( İki erkek arasındaki diyalog:

"Abii girelim ya manita yaparız.Bi tane sırt çantası, yağlı saç, çantanın arasına da birtane taraf gazetesi tamamdır ooluummm." Gibi bir muhabbet idi. Genç siviller böyle bir grup demiyorum yanliş anlaşılmasın sadece internette gördüğüm bi diyalog, insanların bakış açısı...

Veee bu tezime en son örnek; çok bilinen bir topluluktan iki kişinin dünya evine girmesiydi ahahaa. Demekki her tabakanın kendisine göre bir yöntemi var. Eğitimli kesimin yöntemi de bu arkadaşlar. 

Özellikle islami kesimden insanların bu şekilde davranıp üzerine birde diğer dindar arkadaşlarını "yeterince dindar" olmamakla itham etmeleri çok komik.Bu gözler neler gördü...

Herşey kendiliğinden geliştiyse bir sorun yok ama birçok kişi bu durumu değerlendirmek yada böyle bir durumu oluşturmak için bir araya geliyor. Konu böyle oluncada ben kendimi yazmaktan alıkoyamıyorum:) Konuya değinmeden edemiyorum...