23 Temmuz 2012 Pazartesi

GÖKDELEN ÇOCUĞU

Yeni bir küfür keşfettiğimi düşünüyorum şu an; gökdelen çocuğu:))) Konuyu acayip bir yere bağlayacağım ama. Gökdelen çocuklarından bahsedicem size:) Öyle mahalle çocuğu değil gökdelen çocuğu bunlar. Yüksek binaların arasında büyüyen, bakkal amcası olmayıp market zinciri çocukları onlar...

Bir önceki yazımda mahalle kelimesini bolca kullanınca bu kelime kafama iyice yer ettiyse demekki( L&M seyretmenin etkileri görülmektedir su an)

Mahalle kültürüyle yetişen bir çocuk ile siteler arasında büyüyen çocukların dramı...

Geçenlerde yüksek binaların arasından geçerken oralarda büyüyen büyüyecek çocukları düşündüm ve mahallede yetişmiş biri olduğum için şükrettim. Ne gada da sıkıcı bi o gada kasvetli yerler öyle. Bu çocukların bakkal amcaları yok, mahallenin delisi yok, şeker veren dedeleri yok... Neyi var o çocukların? Belki sitelerinin önündeki bahçedeki parkları var.O da betonlar arasına sıkışmış kalmış!

Bizim zamanımızda (yaşlandım ya ben artık eskilerden bahsediyorum size) mahallemizde iki tane bakkalımız vardı.Ama en güzeli her mahallede bi tane deli bi tanede çocuklara şeker veren dedeler olmasıydı:) Okulun önündeki,  Hakkı Dede'nin o küçücük bakkalından, okul çıkışı leblebi tozu alır eve kadar onu bitirmeye çalışırdık hemde her türlü boğulma tehlikesini beceriyle atlataraktan. Annem apartmanın bahçesinde çocuklarla oynamama pek izin vermezdi terbiyemi bozarlar diye:) ama anneleriyle görüştüğümüz kişilerin evine gitmeme izin verirdi. Gökdelenler arasında yaşayan o çocukların bir komşu çocuğu arkadaşları bile yok çünkü kocaman apartmanlarda kimse kimseyi tanımıyor. Efendimiz (s.a.v) "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." demis  ama şimdilerde komşular sadece apartmana girip çıkarken birbirlerine selam veriyorlar.Hatta belki bunu bile yapmıyorlar!

Birbirini tanımayan aileler arasında, mahalle kültüründen yoksun kalarak yetişen bu çocuklar,evlerinde pc başında her türlü zararlı oyunları oynarak vakit geçiriyorlar. Teknoloji herşeyleri artık onların. Saatlerce tek bir ekrana bakarak bütün çocukluklarını geçiriyorlar. 

Upuzun, koskocaman, kimsenin kimseyi tanımadığı... o beton binalara karşıyım. Gelecekte çocuklara böyle bir miras bırakılmasına karşıyım. Birlikte büyüyen, birlikte apartmanların zillerine basıp kaçan, dondurma almak için annelerine var güçleriyle bağıran... o mahallede büyümeli tüm çocuklar. Ruhsuz, kimliksiz, soğuk bir kültür olmamalı onlara bıraktığımız...

Hiç yorum yok: