22 Temmuz 2012 Pazar

BİZİM MAHALLE, ÖTEKİSİ MAHALLE

Bizim mahalle, öteki mahalle terimlerini tırnak içinde kullandığımızda bambaşka şeyler ifade ediyor artık.Eskisi gibi bizim mahallenin Ramazan Bakkalını, öbür mahallenin Terzi Ahmedini kastedemiyorum ne yazıkki! Şimdilerde farklı cenahlardaki insanları belirtmek için kullanıyoruz bu kelimeleri. 

Bi "bizim mahalle" bide "öbür mahalle"de azımsanmayacak kadar bulunmuş biri olarak bişeyler yazsam yeridir diye düşünüyorum. "Bizim mahalle" dediğiniz sözde sizin gibi düşünen sizi anlayabilen ince, kibar ve düşünceli adamların bulunduğu topluluktur."Öteki mahalle" ise sözde sizi anlamayan, kabasaba belki dinsiz! belki ahlaksız! ve belkide düşüncesiz! kişiler topluluğudur. Fakat işin içine girince tam tersi bir durumla karşılaşma ihtimaliniz de vardir. 

Zamanında bir haber ajansında benden çok farklı düşüncelere sahip kişilerle birlikte çalışmıştım.Ben onlar için öteki olarak konumlandırılmıştım onlarda benim için öyle. Fakat zaman geçtikçe "öteki mahalle"dekiler benim için çok özel kişiler oldular.Çünkü insancıl, anlayışlı, kibar ve saygılı idiler. Hergün koşarak yanlarına gidip, onlardan birşeyler öğrenmek isteyeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Emeğe son derece saygılı olan, saygısızlığa tahammül edemeyen  bu kişilerin arasında çalışmak bana çok şey öğretmişti. Farklı düşüncelerin masaya yatırıldığı o kocaman masanın etrafında saatlerce yaptığımız toplantılar benim için kocaman bir aile tablosu olmuştu bir süre sonra. Ürkerek gittiğim o insanların arasından hüzünlenerek ayrılmıştım. Aslında birilerinin öteki diye bahsettiği şey sizin o kişileri nereye koyduğunuzla alakalıdır. Oradaki herkes benim için öteki değil benim düşüncelerimin gelişmesine vesile olan candan, gercek "insan"lardı.

Birde "bizim mahalle" diye bir gerçek vardırki hiç derinlemesine tanımak istenmeyecek cinsten insanlarla karşılaşmanız olasıdır.Kaba, anlayışsız, tuhaf, emege saygısız ve ucuz işçi arayan... Bunlarla karşılşınca şok olursunuz. Nasıl yani dersiniz "Bu mu beni anlayan, benimle aynı düşüncelere sahip olan adam. Biz bununla mı aynı mahallenin çocuklarıyız."Malesef! Çünkü sen onun için çantada kekliksin! Her türlü ona muhtaçsın, hep Yedek Kamil konumundasın! Beklentisiz olmak zorundasın ve sömürülmeyi göze almalısın.

Farklı mahallenin insanlarıyla çalışan kişilerle ilgili bir sürü örnek duymuşumdur. Kendisini dindar olarak konumlandıran bir kurumda çalışan dindar kadın çalışmasının karşılığını alamaz çünkü onlara muhtaçdır o. Yazı yazar yazısının karşılığını alamaz çünkü onlara muhtaçdır o.Fakat dindar kurumda çalışan ama dindar olmayan kişi işinin karşılığını hemen alır. Dindar olan ucuz işçi gibi çalışırken öbürküsü belkide çok daha iyi bir maaşa çalışır.Neden? E o öbür mahalledendir ve onları yanlış anlamaması lazımdır. Aynı mahallenin çocuğuyuz diye kendi mahallesinde bişeyler yapmak isteyen kişi beklediği saygıyı, adaleti ve kibarlığı genellikle cogu zaman göremez.Sebep şudur, "o bu mahalleden nasıl olsa hiçbir zaman çıkmaz biz nüfusu arttırmaya bakalım!"

Çoğu kişi bu durumu kabul eder ama kabul etmek istemeyen kişilerin durumu pek içaçıcı olmaz genellikle.Ya istediklerine ulaşamazlar ya da ulaşmak için canhıraş bir şekilde çalışırlar.Önlerinde engebeli bir yokuş vardır ve kendilerini öteki mahalleye kabul ettirmek zorundadırlar.Eğer şanslılarsa gerçekten demokrat ve özgürlükçü kişilerle karşılaşırlar ve sorun baştan yok olur. Diğer durumda ise hem öteki yaftasını yıkmak hemde işini en iyi yapan olmak için son surat ilerler.

Türkiye' de dindar kesimde ne yazıkki kadınlar için böyle bir tablo var çünkü azınlık konumundalar.Diğer tarafta kadınlar için böyle bir ayrımın yapıldığını düşünmüyorum.İş dünyasında ayrım yapılmaksızın her kadının ataerkil toplum yapısı içinde  istenmeyen bir tarafı vardır bunu da unutmayalim. Erkek egemen yapı dışardan sızmalara karşı hep ataktadır! Ne yazıkkı bu kadının erkekten zeki olduğu gerçeğini değiştirmiyor :))))

Neyse son sözlerim şöyleki; ben öteki mahallede çalışmayı tercih ederim önüme seçenekler konsa.Eskiden "Bütün birikimimi bizim mahalle için harcarım. Onlar gelişsin, büyüsün." Diye düşünürdüm ama sonra gördümki benim karakterime aykırı şeyler var orda.(Gördüğüm yerlerde en azından)Ben aynı mahallenin çocuklarıyız diye ucuz işçi olamam, sömürüye gelemem, saygısızlığa ve adaletsizliğe tahammül edemem. Sen beni koruyup kollamıyosan ben neden sana "amanda bizimkiler" diyeyim!

Bide bişey daha ekleyeceğim her sektörde geçerli değildir bu ama bizim sektörde benimle aynı mahallenin çocukları çok kötü işler yapıyosunuz üzgünüm. Biraz kalite biraz yaratıcılık lütfen! O işlerinizi görünce nefesim kesiliyor, gözlerim kararıyor, damarlarımdaki kan çekiliyor...

P.S: Kullandığım terimlerden ötürü ayrımcı olarak algılanmak istemem çünkü öyle değilim. Sadece durumu daha iyi özetlemek için günümüz terimlerini kullandım. Genelleme yapılmış gibi gelebilir hatta öyle de olabilir.Bunlar tamamen benim yaşadıklarım ve görüşlerimdir...


Bizim mahalle komplekslerinden kurtulduğu gün bana haber verin.Bir iki bisey söyleyip çıkıcam;)




Hiç yorum yok: