30 Kasım 2010 Salı

NEWYORK'TA BEŞ MİNARE :)

  • Olay yeri inceleme ekibi olarak Newyork'a gidip Mahsun'un filmini yerinde eleştirelim dedik efenim.Uzun zamandır yazamayışımın nedenini buna bağlamayı çok isterdim ama malesef durum daha ciddi.Mevzu çok ama ben yazamıyorum yine!Kronik Fatma.Belirli periyodlarla bu durumu yaşıyorum.Thanksgiving(şükran günü) olduğu için dört günlük bir tatilimiz vardı.Bizde bu tatili değerlendirmek için Newyork'a gittik kızlarla.Beş minare aradık durduk gibi bir espiri yapmayacağım çünkü bu işi sevgili Lovemeorleaveme daha iyi yapıyor:))
  • Newyork'a indiğimizde "Boston köymüş ya" dedik.Bizim burası daha küçük bir yer ondan şehirde hissedemiyoruz kendimizi. Newyork'un İstanbul'dan tek farkı her yerin reklam panoları ile kaplı olmasıydı.Onun dışında kalabalık desen aynı,yollar desen aynı.Ama ulaşım irenç ötesi.Kaldığımız yerden şehir merkezine gitmek bir saat sürüyordu.2010'un Amerika'sında hala eski püskü trenler kullanılıyor.Hiç yakıştırmadık:)Üç günde yapabileceğimiz herşeyi yapmalıyız politikasıyla yola çıkan bizler, akşam eve döndüğümüzde yorgunluktan uyuyamıyorduk.İlk gün yorgunluktan bişey yapamadık.İkinci gün. Madame Tussauds müzesini gezdik.Ünlülerin balmumu heykelleri var müzede.Çok eğlendim.Müzeye gidip bu kadar eğleneceğim aklıma gelmemişti:)Müzedeki bazı ünlüler gerçeğe çok yakındı.Bol bol fotoğraf çekildik.Herkes abuk sabuk pozlar veriyordu.Mesela ben George Clooney ile el ele göz göze fotoğraf çekildim:)))Mıchael Jackson mu dersin, Malcom X mi dersin,Clinton mu dersin, Shakira mı dersin....İçerde hepsi mevcut:)))
  • Central Park çok güzeldi.O parkı gezince Türkiye'deki yazlık görüntüler aklıma geldi.Bizim milleti parkta mangal yapıp minderleri sermiş oturuyo şekilde hayal ettim:)) Vatan sevgisi işte:))Hardrock cafe, Broadway, Özgürlük anıtı, Metropolitan müzesi... derken üç gün sona erdi.Günün sonunda karar verdimki ben Newyork'ta yaşayamam.Çünkü çok kalabalık.Ben sakin yerleri severim.Mesela Eminönü'ne gitmeyi hiç sevmem kalabalık olduğu için.İnsanlar üstüme üstüme geliyo sanki.Ama Newyork kesinlikle akşamları çok daha güzeldi.Hava hiç kararmıyor çünkü şehir merkezinde her yer reklam panolarıyla dolu.Işıltılı bir hayat var gerçekten.Newyork'ta çok fazla siyah var.Hatta Malcom X caddesi bile vardı.Irkçılık yaptığım zannedilmesin aman.Gerçi blogumu takip edenler kesinlikle bunu benden beklemez ama ben yine de söyleyeyim:)
  • Newyork'a gittiğimiz ilk gün hemen bir Türk cafe bulup oraya kendimizi zor attık.Masal Cafe... Gözleme yedik, çay içtik.Benim için süperdi çünkü dışarda hiç bişey yiyemiyordum.Helal olmadıkları için anca marketten helal olan abur cuburlarla idare ediyordum.Midem altüst oldu dört günde.Sabreden derviş misali kendimi Masal Cafe'ye zor atıyordum her günün sonunda:))
  • Bitmek bilmeyen tren yolculuklarımız çok komik oluyordu.Sabahın köründe yola çıkıp trende uyuyorduk:)
  • Buraya gelince Türkiye'de markaların bize ciddi kazık attığını hissettim yanlız.Tımberland Türkiye'de 250-300 ytl, burda 55$.Tommy saatler 300'den başlıyo, burda 70$ !!! O yüzden sosyete Amerika'ya gelip alışveriş yapıyomuş hacı:)) Burdan alıp Türkiye'de satsam mı acaba.Ticarete başlıyorum en kısa zamanda.Para kazanmak şart hayat pahalı.
  • Türkiye'deki siyasi olayları takip ediyorum ve katılamadığım her eylem için içim gidiyor.En son başbakan protesto edildi.Onu protesto edip, pankart açan öğrencilere 15 ay hapis cezası verilmiş.Genç Siviller'de " Şiir okumak 4 ay, pankart açmak 15 ay" diye bir bildiri yayınlamış.Başbakan birçok grubun yaptığı eylemler karşısında"Ben kimse için suç duyurusunda bulunmadım.Herkes fikri ne olursa olsun açıkça beyan edebilmeli" demiş. Yaptıklarıyla çok çelişkili.Karikatürleri bile kaldıramayan biri olarak bu cümle olmamış.Herkes fikrini söyleyebilmeli, yazabilmeli.Eğer hakaret varsa o zaman git davanı aç.Ama bunu alışkanlık haline getirmek zararlı olan. Mesela, Penguen sürekli başbakan ve Akp ile ilgili karikatürler yapıyor.Demokrasiden nasibini alamamış olan bu derginin başka eğlencesi yok.Başbakanın yerinde olsam dava açmak yerine onların diliyle cevap veririm karikatürlere.Mizahın en çok yakıştığı şey siyaset ne de olsa.Neyse, bide Wikileaks çıktı herkes altüst oldu ya.Bu Amerika'da hiç action yoktu.Wikileaks çıktı kıpırdama oldu:)Burda en fazla trenlerde gençler olay çıkartıyo, birine tren çarpıyo ... o kadar.Piskopat gördüm kendimi şu an:S Türkiye gerçekten başka.Gün geçmiyorki ülkemizde bir gariplik yaşanmasın:))Olsun ben şimdi o gariplikleri bile özlüyorum.Ama en çok sevdiğim insanlarla Kale'de kahvaltı yapıp Lokma'da yemek yemeyi özledim:S Ailemi de özledim ama sanki bunları daha çok özledim gibi geliyor:)) Burcumun özelliği dostluklara çok önem veriyorum ne yapabilirim.Sağlam dostluklar benim için çok önemlidir.Herkese arkadaş demem herkese dost hiç demem:))
  • Son olarak bana One Lovely Blog ödülünü veren İç Ses'e çok teşekkür ediyorum.Çok sevindim görünce.Daha önce ödül almışmıydım acaba hatırlamıyorum bak.Ama ödül almak güzelmiş.Her zamanki gibi teşvik edici bir özelliği var.Sadece ödül değil dua da istiyorum ama;)
  • Take careee...
  • Aklımda birikmiş olan diğer yazılar inşaallah...

9 yorum:

iç ses... dedi ki...

vaay buralara uğramayışının sebebi belli oldu.izlenimlerini çok beğendim ve özetle bende diyorumki çok fazla şişirilmiş amerika desene.bizim trenler bile değişti artık amerikaya hava atabiliriz :) ama iyice canı çıkmadan külüstüre dönmeden değiştirmiyolar galiba buda bir gerçek ee ama kimi örnek aldıkları belli oldu :)
bu arada sakın türkiyede amerikaya özenip sokakları ışıklandırmasın sonra faturaları şişirip acısını bizden çıkarırlar.3 kişilik aile 80 lira fatura ödüyoruz yarısı vergi zart zurt zaten aman diyim sakın başka yerde bahsetme olurmu bizim bütçe daha fazlasını kaldırmaz çünki :)
yine bu arada bende sana ödül vermiştim görmediysen diye şeyettim :)benimde ilk ödül alışımdı gerçekten güzel bir duyguymuş.başka türlü bizi adam yerine koyan yok bari ödüllerle avunalım..

bi dahakine arayı fazla açma ben bekliyorum haberin olsun :) bide burcun neydi merak ettim..

Sevgi Tuncer Dalgıç dedi ki...

hmm özlemiştim,iyi oldu yazdığın,gidip gelip post yazdın mı diye bakmayı hiç sevmiyorum haberin ola:) Bu arada Türkiye'ye geldiğinde tanışsak?

LeVaMi dedi ki...

iç ses; çok çok özür dilerim ödülü veren kişi olarak ben seni yazmaya çalışmıştım oraya.Heralde o sırada başka bişey düşünüyodum yanlışlık olmuş hemen düzelttim.Tekrar çok teşekkür ederim.Bende senin yorumlarına özel ödül vericem çok güldürüyosun beni bazen:)cidden amerika fazla büyütülüyo insanların gözünde bi tırt yok :)

LeVaMi dedi ki...

sevgi; inşaallah, bende seninle tanışmayı çok isterim;)

iç ses... dedi ki...

aahh ahh hangimizin aklı başındaki olur böyle vakalar iç ses yakalar :) özürlük bişey yok bence.hepimiz aynı düşünceyle ödül alıp veriyoruz ha o ha ben ha sen önemli olan düşünmek değer vermek ve bunun bilinmesi..belki farketmemişsindir diye hatırlatmıştım ben.
ben herkese bu sıcaklıkta mesaj yazamam büşrayada hep söylüyorum ona da sana da içim ısındı nedense gerçekten yakın hissederek yazıyorum mesajlarımı beğenip ödüle layık görüyosan ne mutlu bana :))

LeVaMi dedi ki...

iç ses; bende bazen hiç yazasım yokken bazı sevdiğim kişiler yorum yaptığı için yazıyorum mesela sen;)eywallah;))

MODA GEZGİNİ dedi ki...

çok harika yazmışsınn beğendim canım.blogunda güzel.takipçin oldum:)sewgiyle kal

LoveMeorLeaveMe dedi ki...

canuum benuum :) kıskandım valla ya ben de gelmek istiyorum oraya ! :) balmumu müzesini inanılmaz merak ediyorumm ! fotolar harika :D

LeVaMi dedi ki...

loveme; büşraaa tam sana göre orası sen orda olsan varya çıkmazdın müzeden :)))