30 Ekim 2010 Cumartesi

HARAKİRİ UYGUN MUDUR?

  • Biri Kılıçdaroğlu'nu durdurabilir mi acaba? Dün, gece gece sinirlerimi bozdu yine seviyesiz açıklamalarıyla. Paşabahçe Devlet Hastanesi'nde işten çıkartılan bir kadın bir kaç gündür eylem yapıyormuş ve Kılıçdaroğlu'da ona destek olmuş. Başbakan Erdoğan'ın köşkteki resepsiyonda kendisi ile ilgili sözlerinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu "Sayın Erdoğan konusunda bir yorum yapmak istemem. Siyaseti ondan öğrenmek istemem. Onun siyaseti ile benim siyasetim arasında fark var. Ben hak arayanların yanındayım. Halktan, emekten yanayız. O sıcak paranın, rantiyenin yanında. Yüreği varsa, bana laf yetiştireceğine televizyonda tartışır. Ama yüreği yetmez. O kendi yandaşlarının yanında konuşur. Dönüp bir baksın bakalım Türkan Albayrak'ın durumu nedir. Bir insan hakkını arıyor diye kapının önüne atılıyor. Acaba vicdanı sızladı mı? Onun siyasetine ihtiyacım yok." demiş.
  • Herşey o kadar açık ve netki üstüne konuşmaya bile gerek yok aslında. Fakat hazmedemiyorum.Böyle bir adamın bir siyasi partinin başında olması ve çıkıp birilerinin bu adamın partisine oy vermesi gerçekten anlaşılır gibi değil. Çelişki dolu laflar, bol miktarda palavra ve yüzsüzlük dolu bir paragraf.
  • "Ben hak arayanların yanındayım.Halktan, emekten yanayız."demiş.Biz yıllardır okul kapıları önünde ne arıyoruz? Başımızdan düşürdüğümüz toplu iğnemizi değil ayaklar altına alınan gururumuzu ve hakkımızı arıyoruz.Ezip geçerken farkına bile varmadığınız, emek derken yıllardır verdiğimiz emeği hiçe saydığınız hakkımızı arıyoruz.
  • "O kendi yandaşlarının yanında konuşur.Dönüp bir baksın bakalım Türkan Albayrak'ın durumu nedir" demiş.Sen ve senin gibiler dönüp hiç arkanıza baktınız mı biz okul kapılarında eylem yaparken.Kaç tane Türkan geçti sizin gözlerinizin önünden. Kör olduğunuz ve asıl siz sadece kendi yandaşlarınızı gördüğünüz için ne sesimizi duydunuz ne de bizi gördünüz.
  • "Bir insan hakkını arıyor diye kapının önüne atılıyor.Acaba vicdanı sızladı mı hiç?" demiş. Bu ülkenin kadınları hakkını arıyor diye okullarından sınıflarından atılmadılar mı? Türkan'a yakıştıramadığın o kapı önleri bizim meskenimiz olmadı mı.Peki ya , sizin vicdanınız hiç sızlamadı mı? Sizdeki o vicdanın sızlaması için ya tekel işçisi ya da Türkan Albayrak'mı olmamız gerekiyor.Onlarda olup bizde olmayan nedir? Pardon! Bizde olup onlarda olmayan nedir demeliydim sanırım:Başörtümüz, daha dindar olmamız olsa gerek!!! Onlarınki hak vicdan oluyor bizimkisi şeriat.Onlar haklı oluyor biz haksız.Farkettiniz mi onlar ve biz ayrımını?"Bu ülke bölünüyor, halk ayrıldı" diye çığırtkanlık yapanlar, işte sizsiniz onlar ve biz ayrımına sebep olanlar.Haktan, adaletten ve emekten haberi olmayanlar dillerine bu lafları pelesenk etmiş bir kere...
  • Kılıçdaroğlu ve kendi gibi düşünenler; demokrasi, hak, adalet, emek kavramlarıyla kılıçlarını bileyip harakiri yapsa nasıl olur? Sonuç fiyasko olur! Çünkü onların hak,adalet ve emek kavramları körelmiş durumda.Ne bilenecek bir kılıç var ortada ne de bileyecek bir Kemal! Anca Önder'in savları ve Kemal'in mama tası...

20 Ekim 2010 Çarşamba

ANLATILMAZ YAŞANIRmış

  • Bugün Büşra'nın aldığı kolyeyi taktım okula giderken.Aslında normalde kolye takmayı pek sevmem fakat bu kolyemi çok seviyorum.Zaten topu topu iki tane kolyem var :)Mevzu kolyeler ya da kolyeleri ne kadar sevip sevmediğim değil aslında.Mevzu; bugün ben bu kolyeyi sadece Büşra'yı yanımda hissedebilmek için taktım.Canım hiç okula gitmek istemiyor keşke yanımda olsaydı.Saatlerce sohbet edip konudan konuya atlasaydık. O kadar çok özledimki onu,Zeynep'i,Açelya'yı...Birlikte paylaştığımız herşeyi özledim.

  • Burda senin dilinden anlayan birilerinin olması yetmiyor.Önemli olan seninle aynı şeyleri hissedebilen biri ya da birileriyle birşeyleri paylaşabilmek.Çok tuhaf bir hal...Paylaşmayı özlemek, dostlarını özlemek değil tuhaf olan.Apayrı dünyaların, apayrı bir kültürün ortasına fırlatılmak ve günler geçtikçe bunun farkına varmak! Kardeşler, akrabalar, dostlar, müslümanlar bile birbirlerinden çok farklıyken dini, dili herşeyi farklı olan bir yere alışmak gerçekten zor.Burda genel olarak insanlar çok pis bikere.Temizlik anlayışları kesinlikle sıfır.Geçen trende bir adam oturdu karşıma saçının bir bölümü birbirine yapışmıştı.Şok oldum öyle uzun uzun baktım adamın saçına.Aslında Boston alışılamayacak bir yer değil.Çok güzel ve çok pahalı:)))Fakat başka bir yer başka bir kültür işte.Adamlar buz gibi bir hava varken şort ve parmak arası terlikle dolanıyorlar dışarda.Bizse kışlık mont nerdeyse eldiven takıcaz:) Hatta duyduğuma göre kar yağdığında bile parmak arası terlik giyenler oluyormuş! Şu an trendeyim...Elimde defter yazı yazıyorum ve kimse ne yazdığımı anlamıyor!
  • Geçen gün evdeki kızlarla "my name is Khan" filmini izledik.Bollywood yapımı harika bir film.Fakat filmi Amerika'dayken izlemek tam bir hata.Çünkü 11 Eylül'den sonra yükselen İslamfobi'den bahsediyor.Filmde Khan'ın söylediği o meşhur lafı: " My name is Khan.I'm not a terrorist" her yerde söyleyesim geliyor.Hatta hoca ödev versede bende sınıfta bu filmi anlatsam diye içimden bile geçiyor.Ama yapamam heralde... Filmi kesinlikle izleyin,izleyin diye ayrıntıları yazmadım:))
  • Dün sınıfta grup çalışması yaparken Panamalı bir arkadaş Suudi Arabistanlı olan arkadaşla bana "Siz aynı dili konuşmuyor musunuz?" dedi.Oysaki ben her defasında "I'm from Turkey "demiştim.Üstelik Yelda ve Berivanla aynı yerden geldiğimizi ve arkadaş olduğumuzuda bilmesi lazımdı.Fakat anlamıştımki böyle düşünmesinin nedeni benimde başörtülü olmamdı.Sınıfta Türkiye'den dört kız var ama sadece benim başım örtülü.Diğer başörtülü kızlar da Arap.Dolayısıyla bende "Arap" oluyordum direk.Oysaki Türkiye'de müslüman bir ülke!Tahtaya kalkıp bütün sınıfa Müslümanlığı anlatasım geliyor bazen.Salı günü dersimize HR diye bir hoca geldi.İnanılmaz şeker biriydi.İsmimi sordu. Fatma dedim.Sonra da "Ooo biliyorum önemli bir isim.Muhammed'in eşi değil mi?" dedi:)) Ben düzelttim tabi hemen kızı diye:))
  • Derse gidesim yok diye haykırıyorum içimden ama tren hala ileriye doğru gidiyor.Ayaklarımda geri geri gidiyor.Bugün ingilizce duymak istemiyorum.Türkçe konuşmayı özlediğimden falan değil, aynı şeyleri hissetmeyi özlediğimden.Birşeyleri paylaşmayı özlediğimden...
  • Not: O an biriyle konuşmaya o kadar çok ihtiyacım vardıki kağıt ve kalem bana ilaç gibi gelmişti.Tren yazısı...

8 Ekim 2010 Cuma

HEY DOSTUM:)

  • Bu saat farkı beni gıcık ediyo.Sosyal mecrada sosyalleşmem için sabahın köründe kalkmam mı lazım illaki.Kalkmayınca böyle oluyo işte.Burda saat 11 orda saat 06.00 :S Yazasım da kalmadı artık ya ne sıkıcı hayat.Okula gitmek bitmek tükenmek bilmeyen bir işkence gibi.Üstelik ben bu işkenceyi içten içe seviyorum:)) Okul biter master,master biter doktora falan benim hayat böyle devam eder heralde:))
  • "Heyyy dostum o lanet olası koca poponu yerden kaldır ve bloguna yazı yaz" dedi içimdeki Amerikalı iç ses:)) İç sesim 2 haftada moda girdide:)) Beş gün boyunca yaptığım fix şey: Okula git, bilmem kaç saat ing gör, eve gel... Bu hafta azıcık sosyal olalım dedik ve okulun götürdüğü Korean Jazz Show gittik :))) Muhteşem bir konserdi.Kulaklarımın pası öyle bir silindiki bi daha geri gelmez o pas...Bütün enstrümanlara aşık oldum.Hele bir kadın çıktı sahneye aman Allahım o nasıl bir gırtlaktır yaaa...Mest oldum resmen.Çok güzel bir akşamdı dönüşte eve kadar yürüdük biraz Yelda ile.
  • Zaman geçtikçe çoğu şeyi özlediğimi fark ediyorum burada.Sonra "halbuki daha iki hafta oldu kızıııımm" diyorum.Mesela geçen gün uzun süredir ezan sesi duymadığımı hatırladım ve eğer saat çok geç olmasaydı pc den ezan dinleyecektim.Çok özledim ezan sesini.Kulaklarımdan gitmedi uzun süre hatırlamak istediğim o ses... Sanki hatırlamaya çalıştıkça o sesi ruhum kendi kendini onarıyordu.Uzun bir süre sonra seccadenin üzerinden kalktım ama içim çok kötü olmuştu.Bol bol şükretmemiz gerektiğini anladım o an.Türkiye'deyken şükrettiğim şeyler arasında ezan sesi hiç olmamıştı.Müslüman doğduğum için her zaman şükür ederdim ama ezan sesi hiç girmemişti şükür listeme!
  • Dostlarımı çok özledim.Yabancı arkadaşlarla konuşmak hiç zevkli değil.Herkes birbirine ing geliştirici bir yol olarak bakıyor bence.Yani başka ne olabilirki sonuçta doğru düzgün konuşacak bişey yok. Birde her kelimenin ingilizcesini bilmiyorsun ve muhabbet bi yerde sarıyo.Eeee bu kadar işte diyosun.
  • Bu ara kafam çok karışık.Master yapmayı düşünüyorum.Ama nasıl? Babama "Baba ben bu seferde master yapıcam sponsor olur musun buna da" demek istemiyorum.Biliyorum istesem babam tamam der ama ben söylemek istemiyorum.Kendim birşeyler yapmalıyım:S Burdaki arkdaşlardan biri de bence kesinlikle master yap dedi.Kafam çok karıştı.Yapmayı planladığım bir sürü şey var ama nereden başlayacağımı bilemiyorum şu an...
  • Allahım nolur sen karşıma hayırlı fırsatlar çıkar...Herşeyin hayırlısı olsun ...