21 Ağustos 2010 Cumartesi

SAHUR BEKLEYİŞİ

  • Öff herkes uyuyo ya...Babam horluyor:) Kuzenler yatakta dönüp dolaşıyor...Ben kendi başıma takılıyorum.Canım sıkıldı az bişey yazı yazayım.
  • Ramazan ramazan dedikodu yapmak istemiyorum.İnsanların günahlarını alıp,kendimi de günaha sokmak istemiyorum ama bazen dayanamıyorum.
  • Bugün ikindi vaktinden beri msn'ne giremiyodum.Bir ara facebook'a da yeni şifremle değil eksi şifremle girebildim. Sonra farkettimki biri benim ayarlarımla oynamış:))Şifrelerim değiştirilmiş, maillerime girilmiş.Kısacası aziz teknolojimin bütün kaleleri zaptedilmiş:) Çok pis gıcık oldum.Bunu yapan beni tanıyan biri olmalıydı çünkü güvenlik sorusunu geçip teknolojik dünyama selamı çakmış! Sanırım yanlışlıklada maillerimden birini okumuş. Güvenlik sorusunu aştıktan sonra maillerimde neyi aradı acaba? Hangi gizli bilgiye ulaşmaya çalıştı.Hangi darbe planını deşifre etti.Benim gizlim saklım yok arkadaş. Beni o kadar tanıyosan bi "alo" demen yeterdi.Hakkımda merak ettiklerini sorabilir, aklındaki soru işaretlerini gidermiş olurdun.Biz insanlar ne kadar tuhaflaştık ya. Kendi hayatımız yerine başkalarının hayatı daha çok meşgul eder oldu bizi. Ne gereği var böyle çetrefilli işlere.
  • Kendim diye söylemiyorum:) bu zamana kadar kimsenin hayatı beni ilgilendirmedi. Kimsenin hayatıyla, yaptıklarıyla ilgilenmedim. Güzel şeyler yaptıkları zaman takdir ettim, bende güzel şeyler yapabilmek için gayret ettim. Ama gidipte gereksiz ayrıntılara takılmadım.Kısacası, mesul olduğum işlerle meşgul oldum!
  • Tavsiye; bu mübarek ramazan ayında sizler de meşguliyet alanlarınızı kişiselleştirin.Kendi ayarlarınızla oynayın, başkalarının ayarlarıyla değil. Üstelik bunun için aşmanız gereken bir güvenlik sorusuna, patlatmanız gereken bir şifreye de gerek yok! Kapiş;)

PAÇOZ BÜŞRA'NIN UCUZ HAYATI !

  • Uzun zamandır sıcaklar yüzünden midir yoksa oruçlu olmam yüzünden midir bilinmez yazı yazamıyordum. Amma velakin geçen kuzenlerle sahura kadar oturalım film izleyelim dedikten sonra yazasım geldi. 4 kişi film izlemek için pcnin başına oturduk ama geriye iki kişi kalmıştı:) Onlar uyuklarken bizde Pınar ile şu zamanın meşhur filmi Büşra'yı izlemeye başladık. Kendime söz vermiştim yazı yazmamak için ama yapamadım.
  • Bünyeye zarar film kesitleri bizlerleydi...
  • Filmi izlerken aslnda yorum yapa yapa izlediğimiz için pek bişey hatırlamıyorum. Aklımda kalan bazı sahneler var.
  • Büşra kızımızın kıyafetinden başlayayım. Kız bir giyiniyor tesettür olmuş sana teset.Gerisi yok! Kollar yarıya kadar açık, pantolonun üzerine kısa bir tişört, dar dar badiler... Büşra rolündeki kız bu rol için üniversitelerde başörtülü kızlarla konuştuğunu söylüyordu.Hangi başörtülü kızlar onlar? Evet bu tarz kızlar var ortalıkta ama sen adam gibi bir film çekmek istiyorsan neden istisna olanları dikkate alıyorsun ki.
  • Kız gayet rahat gece gece dışarılara çıkabiliyor. Alemlere akıyor hatun resmen!
  • Filmde bu sözde muhafazakar aile bir akşam defile izlemeye gidiyor. Tesettür modası tanıtılıyor! Bi anda kızların giyindiği yerin perdeleri düşüyor ve iç çamaşırlı ama kafası kapalı kızlar ekranda kalıyor!Niye acaba? Bunların kafası böyle içi böyle dedirtmek için olabilir mi?
  • Bide bu Büşra'nın geç algılama sorunu var. Kız resmen konuşurken yarım saat geçiyo.Kıt kızlarız ya biz!
  • Büşra'nın kankası açık bi kız var. Kız erkek arkadaşıyla aynı evde yaşıyor, evli gibi! Neyse bunlar konuşurlarken Büşra "benim öyle bir lüksüm yok" diyor.Olmayan lüks ne: erkek arkadaşının olması, aynı evde yaşaması falan. Onun gibiler hemen evlenmeliymiş! Kıza görücü gelecek diyorlar hemen okeyi veriyor. Çok mağdur ya, yapacak birşey yok!
  • İçkili yerlere gidiyor, içecekler içiyor...
  • Gazeteci Yaman'a aşık olan Büşra onunla gece gece parkta buluşuyor ve "Ben seni neden aklımdan çıkartamıyorum" deyip dudaklarına yapışıyor.Birbirlerinden ayrılmaları da ezan sesi ile oluyor! Kızımız irkiliyor bir anda.
  • Son sahne ise filmi çekerken koptuklarının en şahane göstergesi.Yaman ve Büşra parkın ortasında dans etmeye başlıyor.O sırada tinerciler gelip adamı bıçaklıyor.Yaman yerde, Büşra'nın kucağında. Etraflarına toplanan insanlar Büşra'nın çığlıklarına rağmen yardım etmiyor.Kızımız daha fazla dayanamayıp başındaki örtüsünü bir çırpıda hışımla çıkartıp Yaman'ın kanayan bacağını sıkı sıkı sarıyor.Ve Yaman saçlarını nihayet gördüğü Büşra'nın kendisine doğru eğilmesiyle avuçlarının içine aldığı saçlarını koklamaya başlıyor!!! Nasıl? Yeterince etkili değil mi? Sapıkça saçlarını kokluyor kızın.Niye acaba?
  • Filmi yapanlar eminim çok fazla eleştirilmişlerdir. Filmi çekenlerin ilk deneyimi olabilir bu ama birşeyleri güzel yansıtabilmek için emek lazım objektiflik lazım. Amaç şöhret olmak, karalamak, nasıl para kazanırım diye düşünmek olunca ortaya böyle saçmalıklar çıkıyor. Büşra gibi kapalı kızlar olabilir belki( ben hiç öyle bi kız tanımasam da) ama eğer sen toplumun bazı kesimlerindeki insanları yansıtacaksan doğru olanı yansıtmak zorundasın. Büşra'nın nişanlısı olan çocuk deseniz tam bir "yobaz"! Günahlarını parayla örtmeye çalışıyor."Neyse günahı öderiz" diyor!

  • Birde eğer siz "Biz toplumun farklı kesimlerini yansıtıyoruz" diyorsanız diğer kişiler neden öyle uç bir şekilde yansıtılmıyor?
  • Film yapmak, senaryo yazmak bu kadar kolaysa bende hemen kendimce bir senaryo yazayım. Hatta kendi gözümden toplumun farklı kesimlerini anlatayım.Bir tanede başı açık bir kız olsun. Erkeklerle yatıp kalksın, içki uyuşturucu ne varsa kullansın.Aklınıza gelebilecek her türlü pisliği yapsın. Başı açık kızlar çıkıp bana " Biz böyle değiliz.Nasıl böyle anlatırsınız bizi.Evet öyle kişilerde olabilir ama bizi böyle göstermeye hakkınız yok" demez mi?
  • Büşra filmi çekenlerin başarısı değil bence yüzlerinin karası olacak kadar dandik, ucuz, paçoz, birilerinin amaçlarına hizmet eden, sanattan yoksun bir bir bir...?Eee ne desem bilemedim.Çalışma? Film? Eser? Hiç biri değil, rezalet!

10 Ağustos 2010 Salı

YETMEZ! ama EVET!



  • 9 Ağustos Pazartesi benim için bir devrimin başladığı gündür bu böyle biline :) Dün yetmez ama evet forumu vardı saat 19.00'da Taksim'de. Bende bunu kaçırırsam Levami değilim dedim ve o saatte Taksim'e kendi başıma gidemeyeceğim için başladım abime yalvarmaya.Kendisinden evet sözü aldığım andan itibaren bende heyecan doruktaydı.Çünkü süper isimler konuşmacı olarak oradaydı:


Osman Can
Lale Mansur
Hale Soygazi
Baskın Oran
Ahmet İnsel
Ferhat Kentel
Görkem Yeltan
Oral Çalışlar
Ayhan Ogan
Avi Haligua
Berat Özipek
Doğan Tarkan
Roni Margulies
Sezai Temelli
Yıldıray Oğur
Zeynep Tanbay
Av. Cihat Gökdemir
Şenol Karakaş
Cafer Solgun
Mehmet Uçum
Nihal Bengisu Karaca
Rojin


  • Rojin, Ahmet İnsal, Hale Soygazi, Baskın Oran ve birkaç isim katılamamıştı.Yıldıray Oğur yerinede Turgay Oğur vardı:)

  • Nerde burda devrim diye sorarlar adama.Hemen şuracıkta efenim: Benim zeki, çevik ve yakışıklı taze asker abim bizi ekti! "Ben gelemem askere gitmeden önce üniversiteden arkadaşlarımla buluşucam" dedi. Köpürdüm, ağzımdan tükürükler fırladı, yüzüm kızardı,ellerim titredi... Yok bunlar olmadı çünkü "kendiniz gidin" dedi. "Nassssıııı yaniii? O saatte ben ve kuzenim Taksim'den eve geleceğiz.İzin veriyo musun?" dedim. " Evet gidin birşey olmaz" lafını duyunca ben şoka girmiş olacağımki bu soruyu birkaç kez sordum.Ama gerçekmiş verilen cevap.

  • Saat 18.30'da Muammer Karaca Tiyatrosu'ndaydık.Kimse yoktu salonda ama sonra full çekti.Konuşmacılar teker teker gelmeye başladı. Her konuşmacı en fazla dakika neden yetmez ama evet sorusuna cevap verdi. Ferhat Hocamın ve Turgay Oğur'un yeri ayrıydı ama Roni Margules, Berat Özipkek, Şenol Karakaş, Lale Mansur, Avi Haligua çok güzel konuştular.

  • Ferhat Kentel: "Yeryüzü cennet değildir.Yetmez ama evet diyerek cennete çevrilmesine yardımcı olabiliriz" dedi. ( Ben öyle yazmışım notlarıma:D)

  • Turgay Oğur: " Reklamdaki gibi hohhh yapıp soğuk buz parçaçıkları saçıp sizi serinletmek isterdim.Ama yapamam.O zaman hayır! "dedi ve buharlaşmak üzere olan salonu güldürdü:)Çok şeker bi insan ya.Elbet birgün tanışırız :)

  • Roni Margules: Adı söylenince salonda alkış koptu. Bir çıktı Kürsüye aman Yarabbi:) "Şener Eruygur'u hiç sevmiyodum şimdi hiç sevmiyorum. Bana hakaret davası açmış. Ben R leri söyleyemiyorum adı ve soyadında çok R var o yüzden soyadını kullanayım en azından ikiye indiririz" dedi. :)) "12 Eylül'de onlara nanik yapıcaz" diyede ekledi:)

  • Berat Özipek: "Bu kürsü kısa boylulara yetmez ama evet " dedi ve sahneye çıkmasıyla herkesin gülmesi bir oldu.Arındanda "Bu sürede yetmez ben çok uzun konşma hazırlamıştım ama ona da evet" dedi:)

  • Lale Mansur: "Bu ülkede barış istemek tehlikeli birşey.Savaş isteyenlere hiç birşey olmuyor bu ülkede.Ne zaman birileri barış istedi hemen öldürülüyorlar" dedi.
  • Avi Haligua: Açık Radyo'dan olan Avi " Sandıktan evet çıkacak ama biz bu evetin oranını arttırmalıyız.Öyle bir tokat atmalıyızki beş parmağımızın izi çıkmalı" dedi :)

  • Bu muhteşem günde sinirimi bozmaya yeminli bir amca vardı ama.Caddede yürürken yanımızdan geçen adam bana bakarak" bu kapalılarda bir açılsa varya..." dedi ve yürümeye devam etti. Bende sinir küpü olmuş bir şekilde yürümeye devam ettim ama adamı elime verseler parçalardım yani.

  • Benim için mükemmel bir gündü yinede. Üstelik devrim yapmıştık.Buda çifte mükemmellik sağlıyordu.Kimse bizi nerde kaldınız diye aramıyordu. Ama şunu anladık aramamaları bile telaşlandırmıştı bizi. "Acaba birşey mi oldu,neden aramıyolar ya?" diyorduk ikide bir. Demekki aramamaları aramalarından daha çok korkutuyor:)Pınar ile şaşkınlıktan küçük dilimizi yutmuştuk.Dışarı çıktığımızda saat 21.30 'du:) Bizimkiler bizi aramıyo ya eve giderken dondurma alıp eve yürüyerek gitmeye karar verdik:) Sınırları zorladık evet ama ilk defa böyle birşey oluyordu bizde şımardık:)Bu arada eve gidene kadar elimizdeki "yetmez ama evet" stickerslarını her yere yapıştırdık. Bütün Taksim, Beşiktaş, Üsküdar ve Çengelköy "yetmez ama evet" e boyandı:)

28 Ağustos cumartesi günü saat 15.00'da Taksim'de "yetmez ama evet" demek için bir araya geliyoruz...



FtM...