23 Temmuz 2010 Cuma

THİNK BİG&SMALL



Ayrıntılara takılan biri olarak geçenlerde yine yeni birşey farkettim. Şimdi siz "eee napalım" diyeceksiniz. Zaten ben kendim için farkettim, siz farketseniz de birşey değişmez:)


Ünlü reklamcı, büyük usta Bill Bernbach zamanında Wolksvagen için "Think Small" diyerek muhteşem bir kampanya yapmıştı. O zaman büyük arabalar modaymış ve insanlar sokaklarda dev gibi arabalarla dolaşırlarmış. Malum vosvoslarda küçük.Üstad öyle bir damardan girmişki think small ile harikalar yaratmış.

Şimdi gelelim benim farkına vardığım gereksiz ama komik ayrıntıya. Bernbach "think small" dedi. Akp "think big" dedi ve ortalığı kavurdu:) Akp'nin " Sen Türkiye'sin büyük düşün" kampanyası ve Bernbach'ın "küçük düşün" kampanyası:D

Yanlış hatırlamıyorsam Ali Taran ile çalışıyordu Ak Parti. Ali Usta büyük düşünün, Bernbach usta küçük düşünün demiş. Fatma usta'da küçük büyük farketmez düşünün ama bazende düşünmeyin der:DD

20 Temmuz 2010 Salı

KARARGAH'A GİRMEYE HAZIR MISINIZ?

  • Ben hazır falan değilmişim. Girmiş olduk bi kere! Bünyem her sayfada ayrı bir hal alıyor. Mide bulantısı, baş dönmesi ve göz kararması yaşıyorum sayfaları çevirdikçe. Kelimeler beynimi kemirirken, planlar ve imzalar ardımdan " Nereye daha bitmedi, dahası da var. Gel karargah'ta kol kola gezelim" diye ahlaksız tekliflerde bulunuyor. Mehmet Baransu'nun Karargah adlı kitabından bahsediyorum. Taraf gazetesi okuyanınız ya da Türkiye üzerine yapılan irenç planların ortaya çıkarılışını takip edeniniz onu tanır.Bu planların büyük bir kısmını Baransu yaptığı haberlerle ortaya çıkarmış ve bu ülkeyi gerçekten sevenlerin gönüllerinde taht kurarken, planları suya düşenlerinde gönüllerini kırmıştır:)
  • Ben kendisine hayranım o yüzden.Karargah kitabını alıp Taraf Gazetesi'nde çıkan haberleri daha ayrıntılı bir şekilde okumak ve Baransu'nun bildiklerinin en azından birazını öğrenmek istedim. Kendisi kitabın arkasına "Karargah'a girmeye hazır mısınız?" diye bir soru koymuş. Bende okuduktan sonra "hazırız" dedim. Ama kitabı okudukça" Yok lan dur! Cevabımı geri alma joker hakkım yok mu acaba" diyorum.
  • Türkiye'de ordu ne gibi haltlar karıştırabilir? sorusuna en yaratıcı cevabı ben verebilirim diye hiç havalanmayın çünkü " mağrurlanma halkım senden büyük ordu var " cevabını yersiniz!
  • Kitapta felsefeci Thomas Szasz'dan alıntı yapılmış. Bakın ne demiş Szasz: " Hayvanlar dünyasında yenenler ve yenilenler vardır. İnsanlar dünyasındaysa tanımlananlar ve tanımlayanlar"! Aaaa biz bu cümleyi tanıyoruz. Hatta o "tanımlamaya" çalışanları da tanıyoruz! Bunlar toplum ve siyasi mühendislik rolüne soyunan askerler değiller mi? Ta kendisi!
  • Yıllardır birileri bizim üzerimize oyunlar yazıyor sonrada bir güzel sahneye koyuyor. Fadime Şahin ve Müslüm Gündüz olayları da bu oyunlardan biriydi. Kitapta Müslüm Gündüz'ün yakalanmadan önce gazetecileri arayıp" Çabuk gelin üşüyorum" dediği yazıyor!
  • Daha yeni bir oyundan bahsedelim, irticayla mücadele eylem planı. Dursun Ççek bu planı hazırlamış ve altınada imzasını atmıştı. Ama günlerce yetkili kişilerden ses çıkmamıştı. Dursun Çiçek dalga geçer gibi birde önüne getirilen kağıtlara önce kendi imzasını atıp sonra değiştiriyor.Bütün bunlar yaşanıyor ama birileri sürekli yanlışları örtüp, eksiklikleri gideriyor!
  • Şimdilerde ise "Heronlar" gündemimizde. Allah Allah diye! savaşa giden ordunun elemanı "Çok adam kaybediyoruz Heron'ları başka tarafa yönlendirin "diyor. Askeri için değil ama askerini vuranlar için çaba sarfediyor. Yine kimseden ses çıkmıyor.Yine abuk sabuk açıklamalar yapılarak ordunun şanı korunmaa çalışılıyor.
  • Ordu PKK elele hep beraber daha güzel günlere diye bir şarkı tutturmuş olanlara çanak tutan "kullanışlı medya" da cabası!
  • Bu arada üniversitelerin mühendislik bölümlerine bir yenisi daha ekleniyormuş. Makine, elektrik,bilgisayar mühendisliğinin yanı sıra şimdi de "toplum mühendisliği" geliyor! Bölüme girmek için gerekli olanlar;
Öss'de barajı geç!
Yetenek sınavına gir!
  • Yetenek sınavı hakkında ayrıntılı bilgi için aşağıya bakman yeterli!
Bir adet A4 kağıdı,
Bir adet afilli kalem,
Bir adet ıslak imza.
  • Bütün bunlarla ne yapacaksın peki?
  • En yaratıcı, en iyi darbe planını hazırlayacaksın tabiki. Sonra da münasıp bir isim bulup kağıdı sınavda gözetmenlik yapan ordudan kıdemli birilerine teslim edeceksin.
  • Haydi durmak yok plana devam! Ay pardon bu Akp'nin sloganının çakması oldu. O zaman şöyle diyoruz:" Yolsuzlukla ve işsizlikle mücadele için sende bir eylem planı hazırla"!
  • Tavsiyeler:
Okunmuş pirinç, su vb şeyler geçersizdir.
Dini duygularını, insanlığını dışarda bırak.
  • Not:Muhtaç olduğun kudret ordundaki ASİL askerlerde mevcuttur!!!
Islak İmza: f.Ş

17 Temmuz 2010 Cumartesi

SANSÜRE HAYIR DEDİLER AMA ...

  • Eveeeettt bugün Genç Siviller'in de desteklediği internet sansürüne hayır eylemi için Yelda ile Taksim'deydik. Sabahın köründe maillerime hiç bakmam normalde ama bugün bakasım gelmişti. İyiki bakmışım çünkü Genç siviller'den lolipopları çakmak için yardıma ihtiyacımız var ofise gelin çağrısı gelmişti:) Hemen Yelda'yı aradım tabiki ve saat 1'de ofiste bulduk kendimizi.Gerçi bulana kadar işimiz bitti ama. Bizim Abiye Yelda bir türlü içeri giremedi:)Neymiş efendim ya tikilerse, ya çok anormallerse... Offf ya baydı beni resmen :) Neyse içerden biri çıkıp aşağıya doğru geldiği için bizimki mecburen içeri girmek zorunda kaldı:) Bi güzel pankartları zımbaladık ve birileriyle daha tanışmış olduk: Hülya ve Ahmet'le tanıştık çok sempatik bi ikiliydi.Aynı ben ve Yelda gibi :) Sonra "silahlar sussun"eylemine katılmak için yola koyulduk.Merdivenlerden inerken adamın biri bana bir bakış attı görmeniz lazımdı. "Bunun burda ne işi var dercesine" !!! Heheyyyttt asıl senin burda ne işin var kekoooo... Bu bakışı acaba ben mi yanlış anladım diye düşündüm ve Yelda'ya sordum. O da " yok gördüm bi tuhaf baktı salak" dedi. Denyoluğuna verdik ve yolumuza devam ettik. Silahlar sussun eylemine de katılamadık doğru düzgün çünkü Yelda Kız kendini bir garip hissetmiş. Başı açık bir tane kadın olmadığı ve sürekli Müslüman kimliklerini ön plana çıkardıkları için rahatsız olmuş. O da Müslüman ama çok radikal geldi grup herhalde:) Sansür eyleminde de başı örtülü olan tek bendim. Ama ben bu duruma alışkın olduğum için pek umursamadım. Bizim kız ilk defa böyle birşey yaşıyordu ve tedirğinliği yüzünden okunuyordu. Azınlık olmak böyle birşey işte !
  • Part 2 şeklinde tekrar ofise gittik saat 16.30 'da. Pankartları meydana taşımak için yola koyulacaktık. Ama tam kapıdan çıkacaktık ki kadının biri "İslamcılar Filistin için eylem yapıyor" dedi ! İslamcılar ! Filistin! Bi kere Filistin için değil silahlar sussun diyeydi o eylem. Ayrıca İslamcı demek ne demek ya. Sen kimsin sen neCİsin?
  • Meydana geldiğimizde de dandiklikler devam etti.1. dandiklik ) Adamın biri pankart hazırlamış üzerinde ampül var ! Aklı sıra Akp'ye laf atacak. Genç Siviller hemen olaya müdahale etti ve bu pankartla olmaz dedi. Tabi pankartcımız bu seferde bozuldu ve " Arkadaşlar bende sizin ne olduğunuzu bi türlü anlayamadım" dedi. Yani kısaca siz Akplimisiniz demekti bu! "O pankartın yeri burası değil, amacımızdan sapmayalım" cevabı aldı tabiki. 2. dandiklik)Silahlar sussun diye eylem yapan grupta meydandaydı ve dandik vatandaşlardan biri "abi bizde katılsak mı" dedi.Diğerinin verdiği cevaba bakın: " Napıcaz tekbir mi getiricez !" 3. dandiklik) Son zamanlarda küfürlü söylemleri ile çok mehur olan İ... sözlükçüler " İ... burda ekşi nerde" diye slogan atmaya başladı. Kısacası işin bokunu çıkarttılar ve cıvıttılar iyice. Bunun üzerine Genç Siviller'den bi kaç kişi "bu ne yaa gidelim abi biz bu ne ya" demeye başladı. Gerçekten de Genç Siviller'in içerisinde bulunduğu bir eylem kalitesinde değildi hiçbirşey. Zaten onlarda farketti bunu ve bence bir an önce bitmesini istediler. 4. dandiklik) Tek başörtülü ben olduğum için bütün kameralar ve fotoğraf makinaları bana çevrildi! Dolayısıyla Yelda'ya da çünkü yanımdaydı hep:) Adamın biri abartmıyorum, ben pankartı yüzüme kapattıkça dibime soktu makinayı! Ya manyak mısın ?İstemiyorum, zorun ne yani çekme kardeşim!
  • Bu dandik ama tek güzel yanı Genç Siviller olan eylemde en güzel slogan " Tüneli de açtın Yutubuda aççç" idi:))
  • Kısacası "eylem bahane Genç Siviller şahane" arkadaş :=))))

14 Temmuz 2010 Çarşamba

GÜNLÜK...

Gitmeseydin... Belkide yokluğun her zaman her an acıtacak beni.Yolun yarısında elimi bırakıp gittin.Sana bu kadar ihtiyacım olduğunu, hayatımda ne kadar büyük bir yerin olduğunu ancak şimdi anlıyorum.Kurmuş olduğun bu küçük imparatorluğu aslında ayakta tutan senmişsin. Sanki herkesin içinde bir sonbahar.Kimi kışla birleşmiş, kimi yazı çağırıyor gibi! Sessiz bir haykırış var içimde.Bitmeyen bir özlem, dindirmek istediğim ama beni ansızın yakalayan gözyaşlarım var. Bir yerden beni gördüğünü ve duyduğunu bilmek tek tesellim. Sana sarılmak ve öpmek... Şu an o kadar çok isterdimki bunu.Unutamayacağımsın... Keşke hayatımın birazını daha seninle birlikte geçirseydim. Doya doya öpsem, merhamet ve incelik dolu yüreğine başımı yaslasam... Sensiz o kadar büyük bir boşluk varki bende. Kimseler bunu bilmiyor, kimseler özlemimin büyüklüğünü hissetmiyor...
Mühürledim hayatımı,
Mühürledim kendimi.
Çöldeki rüzğarın,
Denizdeki fırtınanın ortasındayım.
Paslanmış bir anahtar,
Ya da amlamsız bir şifre önümde duran!
Korkuyorum, üşüyorum, susuyorum ama yinede yürüyorum.
Gölgem kaybolmuş,
Gözlerim kapanmış!

8 Temmuz 2010 Perşembe

DİPLOMAYI BAKKALDAN MI ALDINIZ SİZ?

  • Bi kaç gündür bir markanın yeni kampanyasına takmış durumdaydım. Geçenlerde vapurdayken yeni bir reklam daha gördüm ona da taktım:D ilki Head&shoulders'in "kafam ferah" temalı reklamları. Otobüs durağındaki rakette şu yazıyordu: " Head& shoulders ile otobüs beklerken kafanı ferah tut" :)))) Benim bildiğim kafa rahat olur, ferah olmaz.Ferah olan başka şeylerdir. Anladığınız gibi marka "kafan rahat olsun" kalıbını kullanmaya çalışmış ama içine sıçmış bence. Bazı kalıplar vardır ki yerine başka şeyler gelince aynı etkiyi vermez. Çok güzel bir strateji belirlemiş olabilirsiniz ama laf oturmadıysa yapcak bişey yok bütün kampanya çöpe gider. Üzücü ama gerçek.Eliniz çöpe gitmez ama yapacak başka birşeyde yoktur. Bu kampanyayı yapan ajansı çok merak ettim doğrusu. Dandik bir ajansa yaptıracaklarını da zannetmiyorum. Ama biz genç reklamcılar bile okuldaki ajansımızda bu hataya düşmemek için elimizden geleni yaparken, bu hataya düşüncede bütün kampanyayı çöpe atarken siz neye kıyamadınız ben anlamadım? Creative director'un metinleri okurken kafası güzeldi sanırım.
  • Bu kafanın rahat olması muhabbetini yanlış hatırlamıyorsam başka bir marka daha kullanmıştı. Herhalde o yüzden rahat kelimesini kullanmak istemediler. İyi de ferahta olmamış be kardeşim. Otobüs beklerken kafam ferah olsa neye yarar.Duraklara klima sistemimi yapacak head&shoulders:)) Olmamış koskoca markaya bu slogan bu metinler yakışmamış :)
  • İkinci markanın reklamı tam bir facia.Kaçıncı sınıf reklam ajansına yaptırdılar acaba. Gerçi yukarda bahsettiğimiz marka gayet kalite olmasına rağmen böyle dandik bir iş yapıyorsa bunlara çok görmemek lazım.Eveeetttt, "Duru gournet duş jeli" daha önce hiç duydunuz mu? Duymadıysanız da şimdi duyacaksınız :)) Adamların yazdığı metine bakın: "En lezzetli duş jeli ile yazın tadını çıkartın" :))))))) Heee zaten en büyük zevkimiz duş jeli yemekti. Manyak mısınız siz yaaa:)) Duş jeli alırken lezzetine mi bakıyoruz biz. Bir duş jelinin lezzetinden bize ne. Ancak kokusu, ambalajı, rengi ... vs etkiler tüketiciyi. Lezzeti biz normal tüketicileri asla etkilemez:))
  • Şimdi adamlar bu duş jelini meyveli mi ne yapmış. Ondan da "lezzetli" demeyi uygun görmüşler. Anladık içine lezzetli meyveler koymuşsunuzda satışa yönelik laf nerde?" Lezzetli" mi o laf? O olamaz çünkü yine söylüyorum duş jeli yemiyoruz biz!
  • Bu metin yazarları nasıl böyle metin yazabiliyorlar anlamış değilim. Ya da müşteri bu metinleri nasıl kabul ediyor. Ucuza iş yaptırıyor olabilirler ama müşterinin ve yaratıcı ekibin başındaki adamın aklına gelmiyor mu "lezzetinden bize ne " demek.
  • Fark var:) Aramızda fark var:) Ben diplomayı bakkaldan almadım ama bu işleri gördükçe birileri bakkaldan almış anlıyoruz. Sahaya çıkınca eteklerdeki taşlar dökülüyor. Ama ne fark eder ki? İyi olsan da iş bulamıyorsun bazen bazı sebeplerden ötürü !!!
  • İyi olman yetmez.Birde sisteme aykırı olmaman lazım. Onlardan olman lazım.
  • Her neyse ben sisteme aykırı olmaya devam edicem sizde böyle dandik işler yapmaya devam edeceksiniz. Yapın yapın bende ne kadar iyi olduğumu anlıyorum sayenizde. Head&shoulders'ın birlikte çalıştığı ajansı çok merak ettim bu arada. Kesin güzide ajanslarımızdan biridir o güzide metinin çıktığı yer :))))

Not: Çok reklam kokan bi yazı oldu ama idare edin artık. Damarlarıma işledi dört sene boyunca yapacak birşey yok :))

6 Temmuz 2010 Salı

................... "ÇOCUK İSTİSMARI "....................

  • Son zamanlarda haberlerde bolca yer aldı bu mevzu. Eminim birçoğumuz Siirt'te ki olayı ve nicelerini unutmadık hala. Şimdilerde ben duyduğum bir olayla yeniden sarsıldım. Bizim oralardan bir haber aldım ve yeniden bu olayları hatırladım. Zeka problemi olan iki erkek kardeşe on yedi, on sekiz yaşlarındaki iki kişi tarafından tecavüz edilmiş. Üstelik uzun süreli bir olaymış bu. Karakol komutanı taciz edilen çocukların birinin kolunda kibritle yazılmış bir yazı görmüş ve bunu kimin yaptığını sormuş. Çocuk başlamış anlatmaya ve akabinde yapılanlar ortaya çıkmış. Çocuklar devlet koruması altına alınmış ve o hayvanlarda 38 yıldan başlayan hapis cezasına çarptırılmış.
  • Bazen gerçekten düşünemiyorum. Düşünmek istemiyorum. Masum çocuklara bunu yapan ne olabilir? İnsansa, bizler neyiz? Hayvan olabilirler mi? Hayır çünkü insanlar hayvandan aşağı ve arştan yukarı olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlar hayvandan aşağı olanlardır.
  • Keşke o çocukları tanımıyor olsaydım. Belki acılarını yüreğimde bu kadar hissetmezdim. O kadar güzel çocuklarki yüzlerine bakmaya kıyamazsınız. Allah bilir ne işkenceler yaptılar çocuklara. Ne acılar çektiler o çocuklar. İlgilenen yok, sana ne oldu diye soracak olan yok.
  • Bütün bu olaylar karşısında "Aman bize ne " diyebilenler, sessiz kalanlar, "düğün üstü niye bunu meydana çıkarttılar şimdi bari biraz daha bekleselerdi" diyenler var biliyor musunuz? Bunlarada insan demek içimden gelmiyor, hele Müslüman demek hiç olmaz. Müslüman zulme sessiz kalmaz. Hele hele garibe, yetime karşı olana hiç sessiz kalmaz.
  • O hayvandan aşağı olanlar zaten o çocuklar garip, kimsesiz diye onları seçtiler. Kimse bunların arkasında durmaz dediler. Ama Allah'ın adaletini ve gazabını düşünmediler. Düşünemezlerde çünkü düşünselerdi böyle birşeyi yapamazlardı.
  • Bizi bu durumlara sürükleyen ne peki? Son yıllarda böyle olaylar arttığı için mi haberlerde biz bunları gördük, yoksa zaten böyle olaylar var mıydı? Bence son yıllarda böyle olaylar arttı. Bunun nedeni de bence televizyon. Herşey o kadar açıkça ortadaki Tv artık 7/24 kırmızı yayın yapıyor resmen. Şimdi diyeceksinizki herkes tv izliyor herkes böyle mi yapıyor.Hayır ama işte bazılarının kanı bozuk olduğu için böyle sonuç veriyor.
  • Ve ben idama karşı olan biri olarak artık idamın bazı suçlar için yeniden çıkartılmasını istiyorum. Caydırıcılığı olmayan cezalar ne işe yarıyorki. Bunu yapanların çoğu zaten "ben şu kadar ceza alırım çıkarım" diyen adamlar. Hayır bunlar asılmalı! "Böyle yaparsanız böyle olursunuz" denmeli! Yoksa insanlık aldı başını gidiyor. Kimse kimseye dur, sus, yapma demiyor.

  • Allah'ın gazabı üzerlerinde olsun!!!Şunu da unutmasınlarki o suçtan içeri girenleri ya öldürürler ya da aynısını hergün onlara da yaparlar!

2 Temmuz 2010 Cuma

1 TEMMUZ 2010 PERŞEMBE NE DE GÜZEL MEZUN OLUNUR :)




Dün mezuniyet vardı. Büyük gün, heyecanla beklediğim gün falan demeyeceğim çünkü perşembe günü karar vermiştim gitmeye:)) En son Yelda'ya "ben gelmeyeceğim" dediğimde bana " gerizekalısın seeeennn, manyaksın seeeennn" dediğini hatırlıyorum :DD Neyse sadede geliyorum. Şimdi Bu benim canım arkadaşım Büşra Bilgi'nin mezuniyetini o kadar abartılı anlatmıştıki bize bende çok muhteşem birşey bekliyordum. Hava şartlarından dolayı ramazan çadırı gibi bir çadır kurmuşlar millet onun altında oturdu! Halbuki o tahta tribünler süperdi yaaa, ne güzel orda mezun olcaktık:) Olmadı darısı başka mezuniyetlere:D Artısıyla eksisiyle mezuniyetten alıntılar:




  • Topuklu ayakkabılar ayaklarımı mahvettiii:(

  • Çok sıcaktııı.Yüzümüz parladı makyajla birlikte:(

  • Sahneye doğru yürümek çok heyecan vericiydi:)

  • Çocuğun biri vuvuzela çaldı süperdiii herkes koptu :)

  • Dört beş kişiyi aynı anda sahneye çağırdılar resmen dolmuş kuyruğu bekledik:(

  • Sahneden inerken Hollywood yıldızı gibi hissediyosun kendini.Kameralar seni çekiyor, fotoğrafçılar poz bekliyor :)))Çok afilli bi poz verdim ama :D

  • Müzikler harikaydııı :)

  • Kepleri fırlatma anı en güzel andıııı. 10dan geriye doğru sayıldı. Kendimi o an sandelyenin üzerine çıkmış geriye doğru sayıyor halde buldum :)

  • Haliç igrenç kokuyorduuuu:( Bizimkiler ıslak mendili burunlardan eksik etmemişler:)

  • Hazırlıkta çok takıldığımız bi arkadaş vardı Beyazıt diye. Kendisi iskoç erkekleri gibi etek giymişti ve trabzon spor atkısı takmıştı çok güldük :)




Kısacası mezuniyet böyleydi. Çok matah birşey değil ama söyliyeyim.Güzel bir anı ama.Arkadaşlarınla ve ailenle birlikte olduğun sonradan dönüp karıştırınca mutlu olacağın bir anı.



Mezun olmak arkadaşlarınızdan ayrılacağınız için kötü oluyor. Eğer işiniz varsa bir an önce mezun olmak istersiniz ama...



  • Büşra'ya Not: Safiye'de ordaydı Büşraaaa. Fotoğraf çekildik. Nuran mezun oluyo diye gelmiş.