24 Haziran 2010 Perşembe

GECE MAVİSİ, KAN KIRMIZI GEMİ...

  • Mavi Marmara... Hakkında yazacak o kadar çok şey varki, kafamın içindeki kelimeler bile telaşımı, hüznümü ve acımı paylaşırcasına saklandıkları yerden çıkmıyor. Kalemim kağıdımın üzerinde dile gelemiyor. Sayfalarca Furkan, İbrahim, Cevdet... yazsam içimdekileri susturabilir miyim? Öfkemi dindirip, Allah'ın izniyle şehid olmuş bu kahramanlar için... Nokta koyamaz oldum cümlelerime!O geceden beri soru işaretleri, ünlemler, üç noktalar oldu yazılarımın öfkesi.
  • İnsanlık için insani yardım taşıyan "gemi" sadece bir araçtı. İsrail, sinsice yaklaştığı helikopter ışıklarıyla zifiri karanlığı deldiği o gece gemiyi değil insanlığı vurmuştu aslında. O soğuk gecede korkak yürekleriyle tetiğe basarken şehitlik mertebesine erecek olan o kahramanların vücutlarına isabet eden, sizin zavallı kurşunlarınız değildi. Kör, gece kadar karanlık, zalim ve lanetli zihniyetinizdi. İsrail şunu iyi bilsinki; kazanan yine insanlık, kazanan yine müslümanlar oldu.
  • Mavi sulara, masum insanlara yardım taşımak için açılan o kahraman gönüllüler arkalarında bıraktıklarını düşünmemişlerdi belliki.Plansız,programsızlardı onlar! Sizin hain planlarınız üzerinde yol aldıklarını bilmiyorlardı! Belki de sadece Furkan gibi hissediyorlardı.
  • Şimdi rotamız İsrail, yükümüz insanlık! İsrail öldürmeyi çok iyi bildiği gibi şunu da iyi bilsinki ; müslümanlar nerde zulüm varsa ona karşı her zaman direneceklerdir. Rotası Filistin yükü insanlık olan Mavi Marmara İsrail'e rotasını şaşırttıracak ve İsrail bu yükün altından bu sefer kalkamayacak!
  • Bizler o gemide değildik ama kafasına dört kere ateş edilen Furkan'ın acısını, deklanşöre basarken alnından vurulan Cevdet Abimizin hissettiklerini kalbimizden, kafamızdan yıllarca silmeyeceğiz.Kalbimizden vurulmuşcasına, kafamıza sıkılmışcasına...
  • İsrail ondokuz yaşında hayallerini ve geleceğini elinden aldığı gencin, geride eşini çocuklarını bırakan abilerimizin hesabını er ya da geç verecek!
  • Yanlız kalmaya mahkumsunuz.Bir avuç toprağınızla ve bir avuç beyninizle dilinizde "one minute" kıçınızda beş cm kısa koltuk öylece kala kalacaksınız!!!
  • Ne bu yazının ne de yaşananları anlatmanın bir sonu olabilir. Bunlar sadece baştan ayağa hissettiklerimin toparlayabildiğim kadarı. Günlerdir konuşulan ( Gülen açıklaması, diplomatik yanlış,savaş çıksın...) gibi mevzularla alakalı bir yazı yazacaktım aslında ama yazamadım. Bütün bunlar yaşanmış ve daha yaralarımız kabuk bağlamamışken, kalplerimizden sızı gitmemişken birilerinin oynadığı oyunların ne rotasını belirlemek geldi içimden ne de yükünün ne olduğunu tahmin etmek!!!

Hiç yorum yok: