21 Temmuz 2009 Salı

HALET-İ RUHİYEM BOZUK MU NE !

  • O kelimeyi doğru yazıp yazmadığı mı bilmiyorum ama doğru olabilme ihtimali var. Şimdi hiç google girip doğru mu değil mi araştıramıcam kimse kusura bakmasın! Ruh halimde ciddi bir psiko manyaklık seziyorum. Her an hatta her saniye değişik duygular içerisindeyim. Sabah kalkıyorum sinirlerim tavan yapmış, öğlene doğru gayet mutlu ve pembe bulutlar üzerindeyim. Kendi kendime " evet evet ben en iyi yerde staj yapıp en iyi yere gelicem." modunda takılıyorum. Akşama doğru karamsarlaşıyorum. Gecenin ilerleyen dakikalarında ise duygusallığım hat safhaya çıkıyor. Anlıcan gelgitler içerisinde kıvranıp duruyorum. Bu durumdan nasıl kurtulurum onu hiç bilmiyorum. Ama bu duruma sebep olan şeyleri çok iyi biliyorum.
  • Şimdi seninle bir vaka inceleyeceğiz. Bu vakanın adı: İş Sahibi Olup, Çevresindekilere Yardım Etmeyen Tipik Koltuk Sevdalıları. Yani kısaca "İ.S.O.Ç.Y.E.T.K.S. " Nasıl bir vaka çalışması deyip durma bana çünkü hakikaten bu tiplerin incelenmesi lazım. İllet bir insan tiplemesi.Başlıyorum. Start!!!!!!

Kişi okumuş ve hatırı sayılır bir yere gelmiştir. Nasıl gelmiştir? Torpille ya da bileğinin hakkıyla. Daha sonra çevresindeki bazı kişiler kendisine iş ya da staj konusunda yardımcı olup olamayacağını sorarlar.Kişi " tabiki, ne demek" cevabını verir. Bu cevabı alan Ademoğlu sevinir ve tamam bu kişi bana yardımcı olacak der. Aradan günler geçer ve kişinin Ademoğlu'na yardım etme zamanı gelmiştir. Kişi telefonla aranır.Diyalog şöyledir:

A.O : S.a nasılsınız?

Kişi: Teşekkürleriyiyim sen?

A.O: Saol bende iyiyim.Şey kişi abla/ abi bana şuşu konuda yardımcı olabilir misin?
Kişi: Tabi canım ne demek sen hemen cvni yolla bana.
A.O: Gereksiz bir sevinç içerisindedir ve bitmek bilmeyen bir bekleyiş içerisine girer.Bekle bekle bir hal olur ama cevap yoktur. Sonra oturup düşünmeye başlar.
A.O: Eee şey aslında o kişi beni kendi yanında da staja alabilirdi yani neden bana böyle bişey teklif etmediki? (1)
İkinci bir tipik kişiyla günlerden birgün karşılaşırsın derdini anlatırsın ve sana şunu söyler: " Ya canımmm neden bna söylemedin. Ben hemen hallederdim onu..."
A.O: İçinden şöyle der " ahh canım bir kere yerler o lafları ikincisni bünye kabul etmez." Dışındanda şöyle der: " aa gerçekten mi canım ya çok sevinirim valla yardımcı olursan." ( Halbuki bilir ki ses soluk çıkmayacak)
  • Klasik diyaloglar bu şekilde gelişir. Ama olayın ana teması şudur: Kimse kimseye yardım etmez. Ya ölümüne yapışıp kalacaklarını düşündükleri koltuklarına rakip olarak görürler ya da " aman oturup bulsunlar kim uğraşacak şimdi." diye düşünüp dururlar. Konu açıdığında birbirimize yardım edelip, kollayalım derler ama hepsi lafta kalır. İş gerçeğe dönüşmeye balayınca da kimse kimseye yardımcı olmaz. Peki o zaman nasıl olacak bu işler. Birbirine yardımcı olması gereken kişiler yardımcı olmaz ise bu çark nasıl devam edecek. Ya aman neyse böyle tiplere uyuz oluyorum. Böylece çevremizdeki insanları daha iyi tanımaya başlıyoruz işte!
  • Kendimi kitap okumaya verdim ve zamanımı düşünerek, yazarak ve okuyarak geçiriyorum...

17 Temmuz 2009 Cuma

KAÇ(A)MAK...

İnternet çıktı mertlik bozuldu kuzum. Hergün dert yanar olduk "Nerde bu internet, nerde bu millet." Diye diye:) Anlaşıldığı üzere birkaç gün internetten uzak kalmış durumdaydım. Sıkıcı olmakla birlikte aslında güzel bir duygu. O nasıl oluyor derseniz eğer aynen şöyle oluyor: Sürekli pc başında olup, klavye ile bütün sene bütünleşince insan uzak kalmak istiyor. Ama bunu da başaramıyor. Çünkü internetsiz olmuyor. Niye olmuyor? Alışmış kudurmuştan beterdir de ondan :)) Alıştık bi kere bu merete. Neyse Tekirdağ'a gidince mecburen ayrı kaldım sevgili laptopumdan çünkü internet yok orda. Gayette güzel oldu. Doğayla ve kendimle başbaşa kaldım bir süre. Günlerden birgün staj için biryerden beni aradıkları haberini aldım ve mecburen merkeze kadar gidip netle tekrar buluştum :) Maalesef reklam ajansları beni hala keşfedemedi güncecim. Bende ısrarla keşfetsinler diye cv manyağı yapıyorum onları. Bugün iki ajansa cv mi yolladım bakalım geri dönüş olacak mı! Aslında Yelda eylül ayı için bir dergide staj ayarladı ama ben pek beğenmedim orayı. İnşallah bu başvurduğum yerlerden geri dönüş olur bana :( Eylül ayında da Zaman'a staj başvuruları başlıyor. Creative bir cv hazırlamam lazım. Aklımda birkaç fikir var ama ne yapsam, ne etsem bilmiyorum. Piskopata bağladım resmen ya.
  • Ay gündemde süper konular var bu arada. Süper gazeteci Ayşe Arman başörtüsü takıp sözde "öteki" oldu. Hatun Reina'ya girmeye çalışmış olmamış. Aman ne önemli. Zaten bizde Reina'ya giremiyoruz diye yakınıyoruz hergün okul kapıları önünde. Okul falan hikaye, okumasakta olur. Reina'ya girelim başörtümüzle yeter! Ahmet Şık hocam birşey söylemişti: " Karşınızdaki kişiyi rencide etmek istiyorsanız illa kötü söz söylemeniz gerekmez. Gayet kibar olmaya çalışarakta/olarakta karşı tarafı rencide edebilirsiniz."Evet, Ayşe Arman'ın da yapmaya çalıştığı şey aynen bu. Sözde kendisi başörtülü hanımları anlamaya çalışıyor fakat bu lafları da yazısında sarfediyor;
"Hediye paketi gibi oldum.
Duyamıyorum.
Kafamı değil, vücudumu çeviriyorum.
Böyle denizemi girilir. Su nerde?
Aynadaki görüntüm beni güldürüyor.
Ay nihayet biri bizi beğendi."
....
  • Bunlar hatırladıklarım sadece. Ne kadar anlamış bizi değil mi? Ne kadar kibar! Soyunarak ya da örtünerek prim yapmaya çalışıyor bir yaştan sonra işte. Verimlilik düşünce, birşey üretemeyince insanlar sapıtıyor. Başka uğraşlar bul kendine A.A. Biz senin "kafaya takmak" olarak gördüğün, "hediye paketi" olarak adlandırdığın şeyi takmıyoruz. Biz Allah'ın emrettiği örtüyle örtünüyoruz. Kafamızla değil, kalbimizle örtünüyoruz. Sen gerçek anlamıyla örtünemeyeceğin için boşuna kimseyi anlama çabasına da girme.
  • O hediye paketi lafınıda yuttururum sana. Seni bi paket yaparım aklın durur. Aynaya bi bak bakalım sen neye benziyorsun. Bizler Allah'ın bize verdiği hediyeyi almışız bu uğurda hediye paketi de oluruz. Ama sen nasıl bir paket olacaksın öbür tarafta ben çok merak ediyorum. Nihat Odabaşı'ya söyledim orda da çekecek senin paket fotoğraflarını. Artık ordan da prim yaparsın paket halinle. "Ateş başında seksi pozlar verdim.Çok estetik bir çalışmaydı. Sanatsal değeri benim için çok önemli. Bilmem kaç yaşındayım ama hala çok güzel paket olabiliyorum". Falan diye. Nihahahahahah mizah anlayışım süper dostum ya. Asabımı bozuyorlar be kuzum yoksa ben melek gibi bir kızım:)))) vızzzzzzzzzz, Fatma kaçar...