12 Eylül 2008 Cuma

AKŞAM ESİNTİSİ...

Ya bu aralar içimden acayip yazmak geliyo.Fakat elim klavyeye gitmiyo.Ya başına oturuyorum kalkıyorum, ya da yazmaya başlıyorum ama silip çıkıyorum.Sanırım yine dengesizliğim üzerimde.Neyse ki o havadan çıktım ve klavye ile yeniden barış imzaladık.Biraz önce Büşümün blogunu ziyaret ettim.Yeni bir hava gelmiş bizimkinin bloguna.Blog camiası yapmış bide.Baktım ki ben en son 1 hafta önce yazmışım.Yeniden yazmak lazım düşüncesi kuvvetlendi içimde birden camia bölümüne bakınca.
Büşra siyasete değinmiş birazcık.Aydın Doğan ve Erdoğan arasında ki münakaşadan bahsetmiş.Bana sorarasan, tv'de gördüm birkaç kez ama yine saçmalıyolar deyip kanalı değiştirdim.Malum 1 aydır tv ve gazete hayatım felç durumda. Kısaca birkaç bişi demeden geçmeyelim bari.Betül'ünde dediği gibi bütün gemileri yakıyolar.Hayır eteklerindeki taşların hepsini dökselerde bizde eğlensek.Aydın Doğan'da acayip namuslu geçiniyo ya en komiğide o aslında.Verği kaçakçılığı yapıp dibine kadar her .oka karışıyosun sorada ekranlara çıkıp " insanların dini duygularını sömürüyolar, mübarek ramazan günü" falan diyosun!! Tabi ekran karşısında gülsek mi ağlasak mı şaşırıyoruz.Ayrıntılı konuşmak lazım ama sayfamı Aydın Doğan gibi biriyle kirletmek istemiorum şimdi:D
Müjdeli haber geliyooo!!! Bu dönem Büş, ben, Açelya ve Semep aynı kampüsteyiz:) Beni motive eden tek haber oldu diyebilirim.Acayip moralmanım yükseldi bu haber sayesinde.Umarım güzel bir yıl olur.Kalmazsak iyi! Büşra'nın süper sözü ile bu olayı noktalıyorum:
" Santralin elektrik akımı tavan yapacak bu sene" :))
Devamı pek yakında...

1 Eylül 2008 Pazartesi

ÖLÜM, DOĞUM VE İNSANOĞLU!!!

İnsanoğlu... "Herşey bizim için" derler büyüklerimiz.Duyduğumuz bu sözü ancak derin yaralar bırakan olaylarla karşılaştığımz zaman anlayabiliyoruz.Yaşam ve ölüm! İkiside yeni bir hayat.İnce bir çizgi.Ortada bir sınır var kimileri erken, kimileri vakitsiz, kimileri ani geçiyor o sınırı. Geride kalanlarda bazı şeyleri erken, ani... yaşıyorlar. Beklenmedik olaylar bir anda yenilikler getirirken, bazende eskileri götürüyor! Giden kim olursa olsun, daim olan acı.Ama bazıları daha fazla acıtır insanın yüreğini. Vakitsizdir, anidir, gitmemesi gerekendir, daha arkasında durması gereken kişiler vardır...
  • Yeni bir hayata başlanğıç zordur her zaman. Arkada kalanlar ve yeniden kavuşacaklarının arasında kararsız kalır insan. Yeni doğacak olan bir bebek mesela. Alışmıştır annesinin karnında yaşamaya.Isısına, suyun içinde dönüp durmaya, o hortumdan beslenmeye... Yeni hayatına veda etmesi gerektiği vakit yaklaştığı zaman sancılar verir annesine.Sarılır dört elle annesinin karnında bulduğu her zerreye.Korkar, bilmez ne var o yeni dünyada. Evet, yeni bir bebek gelir hayata ağlayarak.Ağlayan bebek ve gülen insanlar. Oğluna, kızına, torununa, kuzenine... kavuşan büyükler . Yuvasını terk ederken ağlayan bir bebekler.
  • Peki ya ölüm? Aynı aslında. Vakti geldiği zaman kimse engel olamaz yeni dünyaya geçiş yapmaya.Bazen anidir doğum gibi, bazende hasta yatağında yatan kişinin geçiş vaktini beklersiniz. Vakti gelen kişi ölüme yaklaştıkça korkar.O da bilmez nelerle karşılaşacağına, kafasında hesaplar yapar. Fakat bir yandan da ölmüş annesini, babasını, kardeşini... görür. Gülümseme gelir yüzüne. Geride bırakacakları ağlarken, o hem sevinir hem üzülür. Onu bekleyenler vardır orda. Bazende gitmek çok acı verir ruhuna. Eski elbisesinin çıkartmaktan korkan insan, yeni elbiseyi
giyerkende acı çeker.
  • Yarım kalan şeyler vardır doğumda da ölümde de. Bebeğin hayatını bölmüştür insanoğlu. Yeni bir hayat sunar ona. Yeni bir dünyaya geçiş yapması gereken ademoğluda/kızıda yarım kalan şeyler bırakır arkada.Görmesi gereken şeyler, öğrenmesi gereken şeyler, yapması gerekenler!
  • Herşey insanoğlu için!
  • Allah cc. insanoğluna unutma özelliğini vermeseydi neler olurdu diye akla gelir durur bazen. Acı dolu her an olurdu geriye kalan. Bitmek bilmeyen acılar üstüste gelirdi ve sonuç çok vahim olurdu. Akıp giden zaman ve unutmak en büyük ilaç insan için.
  • Biz durup düşünmeden gelecek, hatta yarın için planlar yaparken bir anda altüst olabiliyor herşey. Gitmesi gerekenler, geride kalanlara süpriz yapıyor.
  • Her an, her saniye, her salise yeni bir doğum ve yeni bir ölüm oluyor... O ince çizgi üzerinde birileri sürekli taraf değiştiriyor...