12 Haziran 2008 Perşembe

BİR ALİEN VE BEN MUHABBET EDERKEN...

Günlerden bir gün... Hava biraz bulutlu, yine yağmur yağıyor. Ama benim gibi tipler yağmurlu havaları sever. Hele de parkta falan yürümeye bayılır. Ben ne bilim benden başka uzaylılarda böyle ortamları seviyorlarmış. Taktım çantamı koluma, çıktım parkın yoluna. Ben bir subay beklerken, uzaylıda girdi koluma:)) Tamam ciddiyet modu için 1e basın.Dıtttt. Nerde kalmıştık?


Yürüdüm yürüdüm, geldim parka. Hemen boş bulduğum bi banka oturdum. Etraf yemyeşil. Ağaçlar, çimenler, banklar... Bir dördüncü yeşil daha varmış o da Alien. Banka oturdum ama o kadar yeşil arasında ben nasıl ayırt edim elin Alienını. Meğer yanımda bacak bacak üstüne atmış, Murattı siğara içen, gömleğinin arasından kıvırcık kılları fırtlamış olan şahıs Alienmiş. Tırsmadım canımmm, alışkınım ben. Ne alaka sende mi uzayda yaşıyosun dediğini duyar gibiyim. Yok uzayda yaşamıyorum da bende uzaylıyım ondan.( %47 olaraktan yani) Ama varya çok açık sözlüyüm ya, tutamadım kendimi. Döndüm Alien'a. '' Alien kardeş, Alien kardeş olmuş mu bu yeşilin üzerine beyaz çorap'' dedim. Alien dönüp bana ne desin '' Kardeşim sizin burda Selamün Aleyküm denmez mi ilk önce?''. Ben şimdi şoka girmiştim. Ulan nasıl anlatcaz şimdi olayı elin uzaylısına. Başladım durumu anlatmaya. Baktım olacak gibi değil direk konuya girdim. '' Kardeşşşş biz öyle ulu orta her yerde böyle ifadeler kullanamıyoruz:'' dedim.

Alien:
''Nasıl ifadeler?'' dedi. Haklı adam ne bilsin!

Ben:

''Yaw Selamün Aleyküm falan yasak yasak bizim burda'' dedim. Her yer kamusal alan oldu her yer. Dini şeyler içeren ifadeleride kullanamıyoruz artık.'' dedim. Allien şok tabi! Alien bana ben bir uzaylıymışım gibi bakıyordu.Neyse baktım etrafta yarğıç falan yok ( her yerdeler ansını satim hamam böceği gibi çoğalıyolar bu ara) yavaşça sokuldum Alienın yanına, ulan acayip ter kokuyodu. Anladık uzun yoldan geliyoda bi deodorant sıkar insan be yawrum.Neyse Aliendir ter kokar dedim ve ürkek ve kısık bi tonla '' Selamün Aleyküm '' diye fısıldadım.

Alien:
'' Ve aleykümesselammmm kardeş'' dedi.

Lan adama bak biz müslüman ülkede bu kadar rahat konuşamıyoruz elin Alieni ne bak. Ohhh. Kafama takıldı birşeyler. Acaba bunların orda hanği din vardır?

Ben:

''Elyınnn, sizin orda neye inanırlar?''

Elyın:

'' La uşagum neye olacak Allaha'a inanurlar.''

Anammm, elyın melez çıktı.Ya da hatlar karıştı. Neyse dur onuda sonra sorarız artık.

Ben:

'' Herkes Allah'a inanıyo, ama icraata gelince bizim burlarada kimse müslüman takılmıyo.''

Elyın:

'' Elhamdulillah Müslümanız biz gezegencek.''

Ben:

''Ne işin var ha burda, bizim buralarda Müslümanlara pek hoş bakılmaz. Gerici, yobaz, çağdışı... derler bize.''

Elyın:

'' Bende bu yüzden burdayım.Duydum ki sizin ülkede meclisten öte, halktan öte bi yer varmış.Çok şaşurdum.( yine hatlar karıştı elyında, laz oldu) Dedimki ''yok inanamam gidip kendi gözlerümlen görecegum.'' Anamlar çok kızdı. ''Ne olur ne olmaz, orası pek tekin bir yer değilmiş'' dediler. Ben daha fazla dayanamayıp kaçtum.

Ben:

Hanğisinden bahsediyosun cnım kardeşim? Bizde o dediğinden çok.

Lan benim böyle dememe kalmadı bu Elyın açtı çantasını, çıkardı içinden bir başörtüsü, taktı kafasına.Elyın ya bilmiyo öyle cinsiyet falan neyse bende pek buna takılmadım çünkü birazdan sille tokat dayak yeme ihtimalimiz vardı.Hemem tuttum bunu.

Ben:

Napıyosun, kardeşim! Kafayı mı yedin şimdi öldürtceksin bizi.Takıyosun şu BEZ PARÇASINI kafana.

Elyın şokta.Elyın:

Ne bez parçasımı annem bana bunun türban olduğunu söyledi neden öyle diyosun.

Ben:

Lan yawrum salakmısın, sana dini terimler içeren sözler etme diyoruz burda sabahtan beri. Kıt misun? Dini terim içeren sözler kullanamıyosak onu nasıl takalım heee zekasuz. Ne işi var la o şeyin sende, Allah'ın gezegeninde nerden buldun onu?

Elyın:

Hee, Türkiye 'de satışlar durduruldu diye Türkiye'den bizim gezegene acil yardım paketlerinin içinde göndermişler.

Ben:

Vayyy şerefsizler varr, bunuda mı yapıcaktınız lan.

Elyın:

Noldu abla? Abla ne zaman görcem ben şu annemin babamla konuştuğu o yeri ya?

Ben:

Sus lan bak yine sinirim bozuldu. Oğlum sen nereyi görmek istiyosun?

Elyın:

Ya şimdi adını tam hatılayamadım. Ama analı manalı bi kelimeydi yaaa. Hee içinde ana varsa o şeydir. ANAYASA MAHKEMESİ.

Elyın:

Hee evet abla orası, gözünü sevim abla götür beni oraya abla.

Ben:

Ulan oğlum salakmısın lan sen, onlar düğün yapıyolar kaçgündür. Buğün 39. günü yarın son gün çok sinirlilerdir. Hayatta girmem ben oraya.

Elyın:

Abla benim özel güçlerim var ya. Işın silahını aldım evden.Annem görse terliği kafaya yerim ama neyse.Bak şimdi ışın silahında azcık akıttın mı ağzımıza görünmez oluyoruz. Ayrıca acil durumlarda ışınlanabiliyoruzda.

Ben:

Anaaa ne güzelmiş lan, hee tamam o zaman ama bak bi yamuk olursa elyın melyın dinlemem sümsüğü yersin.

Elyın:

Bizde yamuk olmaz abi.

Ben:

Bizde oluyo ne etcen. Allah Allah!!

Aldım elyını yanıma koyulduk anayasa mahkemesinin yoluna.Elyınla ışınlı tabancadan sıktık kendimize.Lan hakikaten görünmez olmuştuk.Hemen girdik içeriye. Bangır bangır İsmail YK çalıyordu içeride.Ama sözlerde bir yamukluk vardı.

Bas gaza mahkeme bas gaza,
Kim tutar seni bas gaza
Yolar senin hiç durma,
Hadi uçur Türkiye'yi...

Ulan varya nasıl uyuz oldum. Neyse elyın şokta yine. Anlamıyo ki bunlar niye oynuyo.Başladım olayı anlatmaya.

'' Bak canım elyınım, bunlar bu ülkenin anayasa mahkemesindeki yargıçlardan 7si.Geçenlerde çok önemli bir kararı iptal ettiler. Başları örtülü olduğu için bu ülkede bazı kadınların eğitim ve çalışma hakları elllerinden alınıyor.Bu yüzden de iktidar bir düzenleme yapmıştı.En azından okuma haklarını geri alsınlar diye. Fakat bu durumdan rahatsız olanlar vardı.Muhalefette bunların başında geliyor. Hemen anayasa mahkemesine başvurdu. Olayın iptalini istemek için.Anayasa mahkemeside geçen gün bu kararı iptal etti. Üstelik sadece şekil açısından inceleyebilecekken, sadece bununla kalmadılar ve içeriğede müdahale ettiler.Anlıcan haklarını aşmışlardı. Çünkü anayasa mahkemesinin böyle bir hakkı yoktu.

Elyın:

Bu insanlar kendilerine ne diyorlar?

Ben:

Atatrükçü, laik, cumhuriyetçi insanlar bunlar. Ama Atatürk'ün ''Eğemenlik kayıtsız şartsız milletindir.'' sözünü bilmiyorlar ve anayasada yazanlardan da haberleri yok.411 e karşı 7 kişi bunlar işte...

Elyın:

Tamam tamam abla ben anladım herşeyi.

Ben:

Hadi lan , bi anda zekan mı açıldı.

Elyın:

Biz sizden zekiyiz ama çaktırmıyoruz. Ben buraya gelmeden önce buranın bütün kurallarını biliyordum.Bu kurallardan biride bu ülkede zeki insanlar pek sevilmezmiş. Ben de bu yüzden salak gibi davrandım.

Ben:

Ulan elyın varya ne adamsın ya. Ters köşe yaptın beni olum. Aferim zaten bende anlamıştım senin zeki olduğunu. Ama bizim burlarda bi kural daha vardır onu öğretmemişler sana. Zeki biri görünce salak muamelesi yapmak lazım ona.

Elyın:

Neyse elyın artık gitsek iyi olur dedi. Bende '' de hayde gidek artık o zaman'' dedim. Ulan benim böyle dememe kalmadı bu elyından bi '' fiwww'' diye bi ses geldi.

Anammm bide ne görimmm.Işın tabancasından ışınlar fırlıyo etrafa. Herkes yer de 7de 7!! Iskalamadan hemde.

Ben:

Ne yaptınnn, uşuğummm. Eldurdun adamlaruuu.

Elyın:

Ula uşuğum bu ışın tabancasını bütün özelleklerini bilmeyrum die demedim mi ben sana. Ne etsekki şimdi?

Ben:

Kaç ula kaç, ışunla ula ışunla...

Yolun sonuna gelmiştik.Elyının uzay gemisi gelmişti ve ülkesine dönecekti artık.Alışmıştım da uşuğa ya.

Ben:

Uşuğum alışmıştım ben sana ya. Gerçi gider ayak yaptın yapacağını ama.Ula doğru söyle bileymiydun o ışın tabancasını bütün özelliklerini?

Elyın:

Zekasuz musun uşuğum ya. Ben sana demedim mi. Ben bu ülkenin kurallarını bileyrum. Bildiğini belli etmiceksin die. Anamay misun? Bilebilirum da, bilmeyebilirum da?, furabilirum da, furmayabilirum da?

Ben:

Ula uşuğum tamam işte bende senin gibi zeki birine salak muamalesi yapacaktum unuttun mu?

Elyın:

Hadi uşuğum çok öpeyrum seni.Ben çelenk gönderirim size bizim oralardan.

Ben:

Tamamdır uşuğum. Polat Alemdar abimize selam söyle. Adam ordan bire işleri hallediyo.Hayde Allah'a emanet ol !!

Elyın:

Aleykümselam kardeş, iletirim Polat Abiye selamlarını.Polat abi el attı bizim oralarada, ne derin devlet kaldı ne mafya!

BİR GÜN SONRA

Alienler çelenk gönderirler ve üzerinde şu mısralar vardır.

Gelişen bu olaylardan dolayı büyük bir üzüntü içerisindeyiz, fakat bizim buralara Polat Alemdar el attı. Gelirkende yanında sizin oralarda işlerin nasıl işlediğine dair bir kitap getirmiş. Arada kafası karışıyo uşuğun. Bu yüzden de geçen gün bizim Alienlardan biri tarafından gerçekleştirilen talihsiz olay karşısında vefat eden yargısız infazcılar olan mahkemenin darbeci yarğıçlarından özür dileyerek, CHP lideri Deniz Baykal'ın örnek konuşmasını copy paste yaparak size gönderiyoruz.

'' Böyle olmasını hiç istemezdik. Keşke durum mahkemeye kadar intikal etmeseydi. Fakat velevki ile başlayan cümleler ülkeyi bu duruma getirdi. Sonuçtan memnunuz''

Sevgilerle Alien Families...

2 yorum:

SANTRI dedi ki...

ben bu laz elyını çok sevdim fatmam :) ah bi tane elyın gerçekten gelse de ıskalamadan 7de 7yi tuttursa :D

LeVaMi dedi ki...

hehe:)) kızım senlen benım blogu bıgun desifre edicekler.Sorada dava açıcaklar bize :))) bende çok sevdim bu elyını olsada vursa:))