6 Şubat 2008 Çarşamba

ULAK-ı Tİİ

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde uzak mı uzak bir şehirde bir dede varmış.Abdullah Gül Dede.Birğün Abdullah dede uzak mı uzak bir köye gitmiş.Toplamış çocukları etrafına ve onlara masal anlatacağını söylemiş.Masala başlıyacakmış başlamsına ama bu köyde bir acayiplik varmış.İnsanlar yalancı,sahtekar imiş.Her türlü kötülüğü yapan insanlar varmış.Yoksulu kollamazlarmış,düşene birde onlar vururlarmış amma en namusludan namuslu görünürlermiş.Çocuklar sabırsızlaşınca Abdullah Emmi başlamış masalı anlatmaya.Tam bu sırada köyün kötü kalpli adamı Baykal gelmiş ve oğlu Bahçeli’ye ‘’ lan Bahçeli de get eve anan evde bekliyo,get anana yardım et’’ demiş ve tekmeyi indirmiş çocuğa.Diğer çocuklarda korkmuş.Bunun üzerine Abdullah Dede kahvecinin oğlu Babacan’a demişki’’ Babacan,

Kurt, kuş uyuyunca
Eski ahırda
El ayak çekilince
Kimseye söyleme !

Çocukları al ve gel.Babacan şaşırmış.Nasıl olur demiş.O da demişki eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsan geleceksin.Babacan akşam olunca çocukları toplar ve eski ahırın oraya giderler.Abdullah emmide gözü olan Hayrünnisa Ninede takılır Babacan ve çocukların ardına.

Ahıra gelen çocukları ve Babacan’ı karşılayan Abdullah Dede örtüsünü yere serer ve başlar masalı çocuklara anlatmaya.Ama derki ‘’ Hikayedeki Ulak Tayyib’in yüzünü kimseye benzetmeyin,onun yüzünü ancak ben görebilirim.Diğerlerini siz düşünebilirsiniz.’’

Abdullah Gül Dede:

__Evet çocuklarrr, evvel zaman içinde kalbur zaman içinde yani çoookkk eskiden bir Ulak Tayyib varmış.Ulak ne bildiniz mi?Köyden köye haber taşıyan altında atı olan bir elçidir.Ulak Tayyib’in söyleyecekleri hiç bitmezmiş ama suyu bitermiş.Çok susayınca bizim Tayyib bir kuyunun kenarında durmuş atı ile.Kuyuda kuyu hee!!İsmi bile var bu kuyunun.LAİK KUYU!Bizim Ulak Tayyib kovayı atmış kuyunun içine ve kovayı çekmiş.Suyuda bir çırpıda içivermiş.İçivermiş içmesine amma gözleri dönmüş, kalbi durur gibi olmuş bizim Ulak Tayyib’in.Başlamış deli gibi koşmaya.Uzak mı uzak bir köye gelmiş ve düşmüş harmanın ortasına.Köyde köy hee! İsmi bilem var.Hemde çok janjanlı çocuklar.ÇANKAYA KÖYÜ! Kurtlar,kuşlar uyurmuş daha.Herkesler uykudaymış.Kimsede Ulak Tayyib’i görmemiş.Ne vakit horozlar örtmüş ahali uyanmış.İşte o vakit Ulak’ı görmüşler.Hayrünnisa Nine ile Babacan Ulak’ı yerden kaldırmışlar ve Hayrünnisa Nine ‘nin evine götürmüşler.Tayyib’in ağzından salyalar akıyormuş.Ateşi çok yüksekmiş ve tirtir titriyormuş.Hekim çağırmak lazım gelir diye düşünmüşler.Ama meraklı köylü durur mu? Durmazzz! Cinli demişler, ABD cini girmiş demişler,Kimide yok bu cin made in Japan ters etki yapmış o yüzden demiş,öbürüde hayır A.Necdet Sezer öperken ısırmış demiş.Demişlerde demişler!!!En sonunda köyün kötü adamı Baykal ve arkadaşları gelmiş.Ulak Tayyib’e doğru yaklaşmış ve bu kuduz olmuş demiş.Hayrünnisa Nine kuduzsa beni ısırır demiş.Ama Baykal ‘’su içirelim içmezse kuduzdur o zamanda öldürürüz’’ demiş.Hayrünnisa Nine olmaz desede Baykal suyu almış ve Ulak Tayyib’e yaklaşmış.Tayyib bir anda kalkmış ve Baykal’ın boğazına yapışmış.Baykal’ın gözleri dışarı düşmüş ve nefes alamaz olmuş.Sanki biri türban takmışta boğmaya çalışıyormuş Baykal’ı.Tayyib demişki’’ Mehmedler,Ayşeler,Fatmalar,Zeynepler,Büşralar…hepsini biliyorum.Hiçbirşey gizli kalmaz,kalmayacak…’’Tayyib bunları demiş ve Baykal’ın boğazını bırakmış.Baykal Yusuf Yusuf olmuş hatta ve hatta korkudan altını ıslatmış.Bunu gören Mesut Parlak bir anda şoka girmiş.Ve parlak zekası silinip gitmiş.Baykal dışarı çıkınca korkmamış gibi davranarak birşeyler yapmalıyız demiş.Başlamışlar planlar yapmaya.Hay aksi! Grubun en zekisi Parlak’ında parlak zekası silinmişti.Baykal bunu bilmiyor tabi.Parlak ne dese beğenirsiniz’’Hak ettikleri notları vermeyelim Baykal Abi’’ demiş.Bundan dolayı Baykal iyice sinirlenmiş ve ‘’ Parlak senin aklın ...... mı kaçtı’’ demiş.Tabiki bizim kötü kalpli,kara suratlı Baykal müthiş bir fikir bulmuş.Ulak Tayyib ölecek!

Hayrünnisa Nine’nin evine gitmeye karar vermiş geceleyin Baykal.Eve yaklaşınca gönül gözü açık olan zeki mi zeki Ulak Tayyib durumu fark etmiş ve provakasyonlara pabuç bırakmayarak kaçmış.Baykal istediğini bulamamış ama sesler duymaya başlamış.’’Hiç bir şey gizli kalmaz,kalmayacak…’’Peki neden Baykal Ulak Tayyib’i öldürmek istiyordu?Mehmetleri,Fatmaları,Büşraları ve diğerlerini tanıyormuydu acaba? Evet tanıyordu.

Bir zamanlar bir hekim varmış.Hekimin de sakat bir oğlu varmış.Hekim başlamış bin türlü çare aramaya oğlunu iyileştirmek için.Gündüzler geceleri,geceler gündüzleri kovalamış ama bizim hekim çare bulamıyormuş.Birğün hekim bir rüya görmüş,çok tuaf bir rüya.Rüyadan uyanınca hekim oğlunun yanına gitmiş.Hekimin oğlu harıl harıl bir şeyler yazıyormuş.Hekimde günlerce oğlunun yanında uyumuş, uyanmış.En sonunda oğlu bitirmiş yazısını.Babasını çağırmış ve kulağına bir şeyler fısıldamış.Bu yazdıklarını çoğaltmasını istemiş.Babası önce oğlunun yazdıklarını okumuş.Şöyle yazıyormuş o kağıtlardan birinde:

1) Başörtüsü yasağı kalksın.
2) Kızlarımızda diğer arkadaşları gibi özğürce okusun.
3) Türkiye’nin eğitim seviyesi yükselsin.
4) Demokrasi ve özğürlükler ülkesi olalım.
5) Dini inançlar özgürce yaşansın.
6) Üniversitelere mescit yapılsın.
7) Kardeşçe yaşayalım,kalleşçe değil.
8) Tarkan BEYAZ SHOW’a gelsin!...

Maddeler maddeleri kovalıyormuş. Babası hemen okuma yazma bilen bilğiç birkaç genci toplamış ve eve getirmiş.Durumu anlatmış.Başlamışlar hekimin oğlunun yazdıklarını çoğaltmaya .Yazdıkça hikayenin etkisine kapılıyorlarmış.Bir cesaret gelmiş ve hepsi birer cengaver oluvermiş.Ama bir tanesine buna daha fazla dayanamamış ve gitmiş.Tabiki köylülere başlamış anlatmaya olan biteni.Ama birçok kişi bu yazılanlardan çok rahatsız olmuş.Bunlardan bazılarıda Baykal ve fikirdaşları imiş.Kör ve sağır gibi olan, duyduğunu duymazdan,gördüğünü görmezden gelen köylüler hiçbirşey anlayamıyorlarmış.Zekası paçalarından akan Baykal hemen bir çare bulmuş ve hemen Mehmet Ali Birand’ı aramış.Demişki’’ Birand akşam haberlerine yetiştirmen gereken çok özel bir haber var.Ama ortalığı iyice ateşe vermen gerekiyor.İnsanlar telaşlansınlar,korksunlar’’.Bunu duyan Birand adeta eline şeker verilmiş çocuklar gibi seviniyor ve yerinde duramaz oluyor.Giriyor stüdyoya ve başlıyor haberi yapmaya.’’ Evet sayın seyirciler olanlar oldu ve halk ikiye bölündü.Ortaya bazı gençler çıktı.Bu aklı hür, vicdanı hür gençlere hemen müdahale edilmeli.Onlar laikliği yıkıp yerine şeriatı getirmeye çalışıyorlar.Eğer onları durdurmazsak halimiz duman…’’

Baykal ve adamları o gençleri takip ederler.Yerlerini tespit eden Baykal ve adamları oracıkta masum ve tertemiz gençleri öldürürler.O kağıtlarında hepsini yakarlar.İnandıkları şeylerden dolayı bu gençler öldürülmüşlerdir.Bu kötü adamlar onları gider LAİK KUYU’nun kenarına gömerler.İşte bizim Ulak Tayyib’te bu sudan içince o gençlerin ruhları Tayyib’in ruhuna girer ve gizli kalanları ortaya çıkarırlar.

Baykal ve adamları o gencecik havarileri öldürünce olanlar olur. Bir rüzğar belirmiş ve bir ışık yığını köyü sarmış.Köye bir şeyler olmuş.Salgın hastalıklar belirmiş.İnsanlar cüzama yakalanmış.Fareler ortalıklarda gezer olmuş.Kuru rüzgarlar esmiş,çiçekler kurumuş,yasakçı rektörlerin kalemleri kırılmış ve bir daha güneş yüzünü o köye göstermemiş.Sadece çocuklar ve inananlar kurtulmuş.

Bir deli rüzgar kalmış geriye
O da Ulak’ın adını fısıldamış ‘’Müslümansınız Unutmayın’’ diye.

Ardından bir deli rüzgar daha çıkmış
O da SELOrektörlerin kulağına fısıldamış’’Ocağıma düştün yavrummm,kucağıma düştü yavrummm.El amannnn, yakalarsam muck muck…!!

Bunu duyan SELOrektörler bu deli rüzğara adeta yalvarırcasına demişlerki ‘’ Kurtulmamız lazım aklımızdan çıkmayan BÖCÜKLERDEN!’’

Abdullah Dede’nin anlattıklarını dışarıda dinleyen biri vardı.O da Baykal’ın oğlu Bahçeli idi.Bahçeli babasından hep dayak yerdi ve ondan nefret ederdi.Abdullah emmisinin anlattığı masala öyle çok inanmıştı ki babasına her defasında ‘’Ulak gelecek,hem de sana gelecek’’ deyip dururdu.’’Ben kurtuldum Abdullah emmimi dinledim ama sana Ulak gelecek’’diyordu.

Hikayeyi anlatan Abdullah Gül Dede Çocuklara bir soru sormuş.’’Sizce Ulak Tayyib ve arkadaşları nasıl birileriydi? demiş.Çocuklar başlamışlar anlatmaya.Hani onlara demişti ya kafanızda resimlerini çizin diye.Çocuklardan biri’’Cengaver mi cengaver’’ demiş.Diğeri’’ Cesur mu cesur’’ demiş.Öteki’’ denizlerden daha büyük bir yüreği var ‘’ demiş.Arkada oturan kara oğlan’’ kocaman mavi gözleri sımsıcak bakışları var’’ demiş.Sarışın çilli kız ise’’ kardeşçe yaşamak isteyen,iyi kalpli, saf ve temizler Ulak Tayyib ve arkadaşları’’ demiş.


En derin kuyudan daha derindeydiler.
En karanlık kalpten daha siyahtılar.
Hiç umut yoktu.
Ve birğün heybesinden sırlarla, uzak bir diyardan
‘O’ geldi.
Onlara sevmeyi, inanmayı ve cesareti anlattı.
İnsanlar beklediler çünkü BİRİ DAHA GELECEKTİ.

THE END









ORJİNAL SENARYO:Çağan Irmak

COVER SENARYO:Fatma Şişli
Oyuncular
Zekeriya Emmi: Abdullah Gül
MERYEM ANNE:Hayrünnisa Gül
ULAK İBRAHİM:Tayyib Erdoğan
ÖMER: Ali Babacan
FERHAT:Devlet Bahçeli
FERHAT’IN BABASI ADEM:Deniz Baykal
ADEM’İN ARKADAŞLARI: Rektörler, Muhalefet ve yanlıları…
HARAMİLER(Mehmetler,Ayşeler,Fatmalar,Büşralar,Zeynepler…):Başörtüsü mağdurları ve başörtüsü yasağına hayır diyen bütün gençler)

5 yorum:

SANTRI dedi ki...

fatma buna ne yorum yapıcağımı bilemedim kızım muhteşem olmuş ya bayıldım sende çok iş var! :) Gerçekten sen de o çocuklar gibi her karakteri biriyle özdeşleştirmişsin. Harika bi hayal gücü tebrik ettim kardeşim! :)

LeVaMi dedi ki...

Tişekkürler canım:)) ee ne de olsa reklamcı olucaz yaw,hayal gücü lazım.Ama övünmek gibi olmasın,kalemime güveniyorum hehehe:))Aslında bu yazıyı facebookta falan yayınlamayı çok istiyorum,hatta Baykal falan okusa süper olur.Puhahaha düşünsene(: devamı gelicek bu yazılarımın :=))

SANTRI dedi ki...

o adam okuyo mu ki? bence o okumuyo kızım ne işi olur onun kitapla kendi bildiklerinden şaşmaz :D başucu kitabı da nutuk puhaha :D ama nete yayablrsn tabi güzel olur bence ;))

mrvnr dedi ki...

fatmacim canim acaip güzel olmus hayal gücün muhteşem kardeşce yaşamali kalleşce deil eminimki kardeşce yaşamak isteyen insanlar cogalcak ve türkiye aydınlık günlere kavuscak bir sürü ulak insanlar olacak ülkenin evlatlarını insanalarını birbirine düşürmeye calısıyorlar laiklik adı altında cıkar peşinde bu gibi insanlar gecen baykalın söylediklerini bilirsin cumhurbaşkanı daha onay vermemiş yargıya akıl vermeye calısıyor idam sehpasını gösteriyor baykal bey ama tayyip abim cok güzel okkalı cevap verdi ona biz bu yola cıkarken kefenim hazır! bbu sözler bülent amcamın gözlerinin yaşarması benide aglatcaktı bukadar içten bir insan olamaz tayyip abim diyor ya ben cigerlerimden konusuyorum şipariz üzerine deil samimiyet budur işte!karanlık günler bitecek ulak gelecek!:)

LeVaMi dedi ki...

Çok güzel bi yorum olmuş mervenur.Tayyip'in bu konuşmasını duymamıştım ama helal olsun gerçekten süper demiş.Kızım asıl ama laiklik değil kendi çıkarları işte! Ama bizler dualarımız sayesınde artık basortumuzle gırıcez inşallah:)