27 Şubat 2008 Çarşamba

HOLEYYYY, HOLEYYYY, HOLEYYYY...

Levamiiii Ayy ayyy bildiğin gibi değil yaaa:)) Artıkın sınıflarımıza başörtümüzle girebiliyoruz.Sana ilk günden bahsedicem.Benim için hala kabul edilebilir bu durum değil bu ya!İnanamıyorum.Hatta hala okula giderken şapkamı çantamın içine atıyorum.Belki biri ''yasak devam edicek'' der diye.
Günlerden salı Fatma okulda ilk defa.ADV351 dersi var sabah 10.00 da.Sevgili Yelda sayesinde derse geç kaldı.Derse girmeden önce lavaboya gidelim dedim Yelda'ya.Ama bizimki geç kaldık olmaz dedi.Hoppp diye sınıfa girdik sınıf acayip kalabalık ama.Herkes şok oldu yaaa:)Ben şok olanların başındaydım ama hala inanamıyordum nasıl orada olduğuma.Neyse hoca dersi ing anlattı.Sınıfta ingiliz bi çocuk varmış ondan hoca mecbur kaldı.Çocuk ingiliz ama bizde onun sayesinde Fransız kaldık konuya yane:)
Neyse sora 351 den çıktık ve 202 ye girdik.Atilla Hoca resmen gözlerini bana dikti derste.Ne zaman adama baksam gözleri bendeydi.Belkide çok rahatsız olmuştur ama çokda tınnn:) Bizim bölümde tek kapalı ben olduğum için çok dikkat çekiyorum.Ve birçok kişi tip tip bana bakıyor.Umrumda değil tabiki sonuçta ben başörtümle girdim.Giricez dedik ve girdik.Hahayttttt;)
Okulda sataşmalar oluyor aslında.Ama bunlardan bahsetmek istemiyorum.Yer vermek istemiyorum blogumda o yobazlara.Ferhat hocam'dan bahsedeyim biraz.Canım hocam o kadar güleryüzlü ki varlığı bile huzur veriyor bize.Bizleri başörtülerimizle görünce işte böyle demiştir heralde.
Buğün itibari ile soc222 almış durudayım ve Büşüm ile aynı dersi almış oluyorum.Bakalım ne yapıcaz.Ama bu dönem derslerim çok zor yaaa:(Allah yardımcımız olsun.
Son olarak benden başörtüsüne karşı olanlara ve aklı sıra laf atıp bizi tahrik etmeye çalışan şeylere bir davet var:
Hodri Meydan!
Biz başörtümüzle giricez dedik ve girdik.Sizde dediğinizi yapın ve donla girinde görelim!!!
Guddbayss:=)

25 Şubat 2008 Pazartesi

İKİ KULAK BİR SAÇMIŞŞŞŞ!!

S.A Levami:))
Günlerden pazartesi ve ben çok mutluyum.Başörtüsü artık serbest:)))Yarın ilk defa okula gidicem ve başörtümle giricem.Nasıl bir duyguymuş anlıcaz.Buğün Semep girmiş.Beni aradı ve çok mutluydu gerçektenn.Allah'ım sana şükürler olsun!!!
Bazı rektörler buna izin vermedi ama.Ve arkadaşlarımızdan bazıları hala giremiyorlar.Çünkü bu sözde rektörler ek 17. maddenin olması gerektiğini savunuyorlar.Bu durumdan dolayı çok üzğünüm.Çünkü bizler türbanımızla girerken onlar açıp girecekler.Sırf o başlarındaki sözde rektörler yüzünden.Bu rektörlerin acilen görevden alınmaları lazım.
Bende bi kaç gündür haberlere kilitlenmiş durumdayım.Her kanalı izliyorum ne var ne yok diye.Kanallardan birinde adamın biri şöyle dedi'' kanunda yüz belli olacak şekilde diyor ama iki kulak bir saç görünmedikçe kimlik belli olmaz''.Şimdi bu ne demek ki? Anlayan varsa anlatsınçünkü benim kapasitem bu cümleye yetmiyor.İki kulak ile kimlik nasıl ortaya çıkıyo acaba.Onların kulaklarında kaş,göz... falan var heralde.Ben artık bu cümleden sonra bişey diyemicem.Bu mutlu günümü daha fazla berbad etmiyeyim.Yarın okul var ve çok heyecanlıyım yaww;))
Bu arada med472 dersine girdim geçen cuma.Dinç üner gerçekten dehşet bir hoca ve ders süpermiş cidden.Dersi bırakmaktan vazgeçtim.Şimdi adddrop yapıp soc222 alıcam inşallahhhh!
Günce şimdilik bu kadar.Yarın sana eminim söyleyecek çok sözüm olacakk:)) Mutluyum,mutluyuz,mutlu...
Son sözlerim bunlar değil ama son sözlerim şunlar:
ŞEHİTLER ÖLMEZ BU VATANDA ASLA BÖLÜNMEZZZZZZ!!!!!!!!!!!!

19 Şubat 2008 Salı

KARLAR DÜŞER,DÜŞER DÜŞER AĞLARIM...2 :)




Diyorlar ki:mevsimlerin en güzeli yazdır,Bence kışın yanakları daha beyazdır;Gülüşleri daha oynak, daha dalgalı.Sarar beyaz kollarıyla her çıplak dalı.Ne yazık ki:Dokunmadan ellerinin serinliğine,Dalınamaz gözlerinin derinliğine.”


Erzurumlu şair Kemalettin Kâmi






Ne güzel söylemiş Kani! ''...sarar beyaz kollarıyla her çıplak dalı.Ne yazık ki:Dokunmadan ellerinin serinliğine,dalınamaz gözlerinin derinliğine''.Gerçektende çok doğru.Kara dokunmadan onu hissetmek mümkünmüdür.O bembeyaz örtünün el değmemiş yerlerine uzanası geliyor insanın.İlk dokunan siz olmak istiyorsunuz.Ehem ehem efenin benim karla ilgili çok anım var buğünde bunlardan bahsetmek istiyorum izninizle.Ayrıca buğün Büş kardeşimizin blogundan da alıntı yapıp yazımızı şenlendireceğim:)






Akşamleyin Büşracığımın bloguna bakarken bir de baktım bizim Büş kardan adam yapmış.Ay pardon kardan kadın:) Ne? Diyosun duyuyorum.Hiç kardan kadın olur mu? Oluyo ama.Göstercem nasıl oluyo birazdan.Düşündüm sonra ben kaç kere kardan adam yapmıştım.Bi kaç kere yaptım evet ama en güzeli aklıma geldi o an.Onu seninle paylaşacağım canım Levami:)






Günlerden birgün aylardan şubat.Ben o zamanlar dersane insanlarındanım:) Ve o şubat ayında biz kamptayız.O bildiğin orman kampı muhabbeti değil canım.Eve kapanıp ders çalışma kampı:(Manyak gibi test çözüp, sınav oluyosun bol bol.Hava da kar yağışlı.Ama kaldığımız yer de site.Ve sitenin kocaman bir bahçesi var.Çam ağaçları,çardak,banklar...Sora kızlarla bir plan yaptık ve ablamıza baskı yapmaya başladık.Tutturduk kar oynamaya gidelim diye.Ablamızda daha fazla dayanamayıp kabul etti.6,7 kız indik bahçeye.Hemde saat 21:00 falan:) Başladık kardan adam yapmak için kar toplamaya.Bu işi en iyi yapan ben ve Nilüferdik yalnız.Mervenurda arada bir millete kar atmaktan vazgeçince yardım ediyodu bize.Nilüfer ile benim azimli çalışmalarımızdan sonra kardan adam tamamlandı.Ama manyak bişi oldu .Süper yaptık.Sıra gelmişti süslemey.İşte burun,kaş,göz...Ben bunu bir süslemişim millet bitti.Çam ağaçlarının yapraklarından kaş yaptım buna,burun desen benim diyen estetikçi gelse yapamaz zaten:) adam 10 numara oldu anlıcanız.Sora resim çekildik biz bununla.Ahh ahh süperdi.Neyse artık vakit bayagı geç olmuştu ve tekrar test kitaplarımız ile buluşma vaktimiz gelmişti.Biz eve çıktı ve üstümüzü çıkardıktan sonra pencereden kardan adamımıza baktık.Bide ne görelim site sakinleri bahçeye inmişler ve bizim yaptığımız kardan adam ile fotograf çekiliyorlar.Ohaaaaaaa:)) koptuk biz:=)Sıraya girmişler bide ya.O çekiliyo sonra öbürü geliyo falan.Biz yaparken camdan izliyolardı zaten demekki bitmesini bekliyorlarmış hehehe:)Bu da böyle güzel bir anım işte!






Geçelim bizim Büş'ün kardan kızına:)Yukardaki kardan kadını Büşüm yapmış.Ve demişki''
Bu arada sana yazdığım rap şarkımda da bahsettiğim gibi kardan adam yaptım güncecim.. Daha doğrusu kardan kadın. Hem de başörtülü kardan kadın yaptım pihihih :D''(www.ilbruno.blogspot.com'dan alıntıdır).Büşüm çok laik bi kardan kadın olmuş bu ama.Hemde çenealtından bağlamış yahu.Ahahahah,kardan kadın dediğin böyle olur işte.Aferim bak yüzüde tamamen belli oluyor.Ama vücuduna göre kolları biraz ince kalmış be canım.Bülent Ersoy fiziği görüyorum ben bu kardan kadında.Puhahaha:) Canımcum ayrıca senin rap yaptığın o yazıyı okuyunca aklıma bişey geldi.Bende rap yazmıştım geçen sene bizimle ilgili.Ama önce sana okutmam lazım bi.Sonra blogumda yayınlayabilirim belki;)ehem ehem:=)
Bugünde okula gitmedim.Hatta bu hafta gitmeyi düşünmüyorum.Cuma gidicem sadece.O da med472 nasıl bi ders onu kontrol etmem lazım:)Hade si yüüüü:P





FaTmA...





18 Şubat 2008 Pazartesi

FEYSBUK AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR.KULLANIN KULLANMAZSANIZ ZATEN KENDİNİZDEN KILLANIN:)))

  • Selam olsun!Başlık süper oldu farkındayım:) ahahaha.Napalım ya sosyal bir ortam olan feysbuktan bahsedesim geldi buğün.Ben bu araçla nasıl tanıştım,neden üye oldum falan filan.
  • Bir zamanlar bir kız varmış.Mahmutşevket paşa civarında bir evde arkadaşları ile oturmaktaymış.Arkadaşlarından biri olan Hande feysbuk diye bişeyden bahsetmiş.Bu kız fransız kalmış olaya.Ve bön bön arkadaşlarına bakmış.Sora soruyu patlatmış.O ne?Arkadaşlarıda onu kiç küçümsemeden,çok enteresan bir cevap vermişler.''Kızımmm herkes orda valla,herkesi bulabiliyosun''.Fatma kız daha da çok heyecanlanmış tabe.''Neee nasıl yane'' demiş.Açelya kız ''ben üyeyim'' demiş,arkasından Hande kızda ''bende üyeyim'' demiş.Fatma kız takmış bu feysbuk olayına.Karar vermiş eve gidince bi bakıcakmış şu feysbuka:)Tabe orda pc yokmuş.Ama Fatma kız M.şevket paşa'da çok eğleniyormuş.Bir süre sonra aklında uçup gitmiş feysbuk.Sora Fatma kız birğün okula gitmiş.Derslerden ADV231 imiş.Hoca bir anda feysbuk demiş.Fatma kızın gözleri parlamış ve ''amanınnn yine mi bu FEYZİçıktı karşıma'' demiş.Fatma kızın hocası demişki '' arkadaşlar yeni bir mecra olabilir feysbuk,gerçekten çok ilginç bir ortam bende sırf bakmak için üye oldum'' demiş.
Yelda kız fatma kıza sormuş:
'__ Fatma feybsuk ne?
Fatma kız:
__''Ya bole millet üye falan oluyomuş,herkesi bulabiliyomuşsun ama yonja gibi değilmiş daha düzeyli bişeymiş'' demiş.
  • Fatma kızın arkadaşı Yelda ertesi gün feysbuka üye olmuş bi şekilde okula gelmiş.Ve başlamış Fatma kıza Mahalle Baskısı yapmaya.
Yelda kız:
__Fatmaaaa nolur sende üye olll,kızımm süper bişiii.
Fatma kız:
__Yelda yürü git ya kızım ben üye olmam ole şeylere,o ne ya ole ezik gibi.
Yelda kız:
__Salak öyle birşey değil.Çok eglenceli.
  • Neyse konu kapanmış.Bir süre sonra Fatma kız Büşra arkadaşını görmüş ve konuyu ona açmış.
Fatma kız:
__Büşra nan duydun mu feysbuk diye bişi varmış.Bu ne abi? Herkes ısrar ediyo illa üye ol diye.(Fatma kız bunları söylerken Büşra kızında kendisini onaylamasını bekliyormuş tabi)
Büşra kız:
__Kızımmm evet süper bişi ya hemen üye ol.
  • Fatma kız şaşkın.Nasıl yani Büş'te üye çıktı!
Fatma kız:
__Yuh abi sende mi üyesin.Yok artık!
Büşra kız:
__Kızım ya yonja gibi değil,lütfen ya sende üye ol.
  • O günden sonra Büşra kız ve Yelda kız Fatma'ya olmadık Mahalle Baskıları uygulamışlar.Tutturmuşlar üye ol diye.Ama Fatma kız dirençliymiş.Hemen teslim olmamış.Bigün Uğur Abisi eve gelmiş.Fatma kızda abisinin yanına gitmiş bide ne görsün.Uğur abiside feysbuka üye oluyo.
Fatma şaşkın:
__Nasıl yani, sende mi üye oluyosun? demiş
Uğur:
__''Ya bizim çocuklar ısrar etti ol ol diye,uğraşamam ben bole şeylerle de üye olim işte dursun'' demiş.
  • Eeee madem öyle Fatma kızda üye olmanın zamanı geldi diye düşünmüş.Ve almış pc yi eline düşmüş feysbuk yoluna.Girmiş siteye ve olmuş üye.Resim falan eklemiş cart curt.Ortam manyak tabe:))Hatta arkadaşlarıyla feysbuka farklı bir boyut katmış ve feysbukun adını değiştirmiş.Feyzibuk yapmış:) Türk usulü olsun diye.Ama melezmiş bizim Feyzi.Niye mi? İngilizceymiş ana dili:)Annesi ingiliz babası Türkmüş.Annesi ile babası sık sık kavga ederlermiş feysbuk ortamında.Babası Türk usulü zamazingo demiş anası what does mean your birthday? demiş :=)Babası kurmuş rakı sofrasını, almış önüne Türk lokumlarını,ohhh.Eee İngiliz Hatun boş kaldı ya Nuri Alço sanal ortam falan dinler mi? Dinlemezzz.Düşmüş hatunun peşine ama bizim Feyzi Emrah'ın filmleriyle büyüdüğü için kurtarmış annesini o gazozun gazabından.Türk erkeği severde döverde tabe.O muhteşem karizmasıyla ingiliz Hatunu öyle bir etkilemiş ki kadının gıkı çıkmıyormuş.Razı gelmiş kaderine ve dizini kırıp oturmuş evinde.Anlıcanız bizim feyzi Türk ama anasına ayıp olmasın diye ingilizce konuşuyo:)

Fatma kız bahsedildiği gibi ebesini bulamamış.Hatta ilkokul arkadaşlarınıda.Çünkü aramamış:) Ama ortaokul ve liseden arkadaşlarını bulmuş.Bazılarını görünce çok şaşırmış.

Fatma kız feysbuk sayesinde çok çeşitli bilgilere ulaşmış.Kah gülmüş kah üzülmüş.Ama feysbuku hiç bir zaman amaç olarak kullanmamış.

Feysbuku araç olarak kullanmış bu yüzden de kendinden hiç kıllanmamış:)

O ermiş muradına biz çıkalım kerevetine! (bu laf böylemiydi ya,kerevet ne ki? :> )

THE END


  • Mekan:Feyzibuk
  • Yazan ve oynayan:) Fatma Şişli
  • Oyuncular:Uğur,Yelda,Açelya,Büşra,Hande,Yonca Hoca,Feyzi,İngiliz Hatun( Feyzi'nin anası),Bıyıklı ve göbekli Feyzi'nin bubası
  • Konuk oyuncu:Nuri Alço ve gazozu
  • Müzikler:Tarkan,Vay anam vay ( Beyaz show'a çıkmaz ama beni kıramadı)

6 Şubat 2008 Çarşamba

ULAK-ı Tİİ

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde uzak mı uzak bir şehirde bir dede varmış.Abdullah Gül Dede.Birğün Abdullah dede uzak mı uzak bir köye gitmiş.Toplamış çocukları etrafına ve onlara masal anlatacağını söylemiş.Masala başlıyacakmış başlamsına ama bu köyde bir acayiplik varmış.İnsanlar yalancı,sahtekar imiş.Her türlü kötülüğü yapan insanlar varmış.Yoksulu kollamazlarmış,düşene birde onlar vururlarmış amma en namusludan namuslu görünürlermiş.Çocuklar sabırsızlaşınca Abdullah Emmi başlamış masalı anlatmaya.Tam bu sırada köyün kötü kalpli adamı Baykal gelmiş ve oğlu Bahçeli’ye ‘’ lan Bahçeli de get eve anan evde bekliyo,get anana yardım et’’ demiş ve tekmeyi indirmiş çocuğa.Diğer çocuklarda korkmuş.Bunun üzerine Abdullah Dede kahvecinin oğlu Babacan’a demişki’’ Babacan,

Kurt, kuş uyuyunca
Eski ahırda
El ayak çekilince
Kimseye söyleme !

Çocukları al ve gel.Babacan şaşırmış.Nasıl olur demiş.O da demişki eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsan geleceksin.Babacan akşam olunca çocukları toplar ve eski ahırın oraya giderler.Abdullah emmide gözü olan Hayrünnisa Ninede takılır Babacan ve çocukların ardına.

Ahıra gelen çocukları ve Babacan’ı karşılayan Abdullah Dede örtüsünü yere serer ve başlar masalı çocuklara anlatmaya.Ama derki ‘’ Hikayedeki Ulak Tayyib’in yüzünü kimseye benzetmeyin,onun yüzünü ancak ben görebilirim.Diğerlerini siz düşünebilirsiniz.’’

Abdullah Gül Dede:

__Evet çocuklarrr, evvel zaman içinde kalbur zaman içinde yani çoookkk eskiden bir Ulak Tayyib varmış.Ulak ne bildiniz mi?Köyden köye haber taşıyan altında atı olan bir elçidir.Ulak Tayyib’in söyleyecekleri hiç bitmezmiş ama suyu bitermiş.Çok susayınca bizim Tayyib bir kuyunun kenarında durmuş atı ile.Kuyuda kuyu hee!!İsmi bile var bu kuyunun.LAİK KUYU!Bizim Ulak Tayyib kovayı atmış kuyunun içine ve kovayı çekmiş.Suyuda bir çırpıda içivermiş.İçivermiş içmesine amma gözleri dönmüş, kalbi durur gibi olmuş bizim Ulak Tayyib’in.Başlamış deli gibi koşmaya.Uzak mı uzak bir köye gelmiş ve düşmüş harmanın ortasına.Köyde köy hee! İsmi bilem var.Hemde çok janjanlı çocuklar.ÇANKAYA KÖYÜ! Kurtlar,kuşlar uyurmuş daha.Herkesler uykudaymış.Kimsede Ulak Tayyib’i görmemiş.Ne vakit horozlar örtmüş ahali uyanmış.İşte o vakit Ulak’ı görmüşler.Hayrünnisa Nine ile Babacan Ulak’ı yerden kaldırmışlar ve Hayrünnisa Nine ‘nin evine götürmüşler.Tayyib’in ağzından salyalar akıyormuş.Ateşi çok yüksekmiş ve tirtir titriyormuş.Hekim çağırmak lazım gelir diye düşünmüşler.Ama meraklı köylü durur mu? Durmazzz! Cinli demişler, ABD cini girmiş demişler,Kimide yok bu cin made in Japan ters etki yapmış o yüzden demiş,öbürüde hayır A.Necdet Sezer öperken ısırmış demiş.Demişlerde demişler!!!En sonunda köyün kötü adamı Baykal ve arkadaşları gelmiş.Ulak Tayyib’e doğru yaklaşmış ve bu kuduz olmuş demiş.Hayrünnisa Nine kuduzsa beni ısırır demiş.Ama Baykal ‘’su içirelim içmezse kuduzdur o zamanda öldürürüz’’ demiş.Hayrünnisa Nine olmaz desede Baykal suyu almış ve Ulak Tayyib’e yaklaşmış.Tayyib bir anda kalkmış ve Baykal’ın boğazına yapışmış.Baykal’ın gözleri dışarı düşmüş ve nefes alamaz olmuş.Sanki biri türban takmışta boğmaya çalışıyormuş Baykal’ı.Tayyib demişki’’ Mehmedler,Ayşeler,Fatmalar,Zeynepler,Büşralar…hepsini biliyorum.Hiçbirşey gizli kalmaz,kalmayacak…’’Tayyib bunları demiş ve Baykal’ın boğazını bırakmış.Baykal Yusuf Yusuf olmuş hatta ve hatta korkudan altını ıslatmış.Bunu gören Mesut Parlak bir anda şoka girmiş.Ve parlak zekası silinip gitmiş.Baykal dışarı çıkınca korkmamış gibi davranarak birşeyler yapmalıyız demiş.Başlamışlar planlar yapmaya.Hay aksi! Grubun en zekisi Parlak’ında parlak zekası silinmişti.Baykal bunu bilmiyor tabi.Parlak ne dese beğenirsiniz’’Hak ettikleri notları vermeyelim Baykal Abi’’ demiş.Bundan dolayı Baykal iyice sinirlenmiş ve ‘’ Parlak senin aklın ...... mı kaçtı’’ demiş.Tabiki bizim kötü kalpli,kara suratlı Baykal müthiş bir fikir bulmuş.Ulak Tayyib ölecek!

Hayrünnisa Nine’nin evine gitmeye karar vermiş geceleyin Baykal.Eve yaklaşınca gönül gözü açık olan zeki mi zeki Ulak Tayyib durumu fark etmiş ve provakasyonlara pabuç bırakmayarak kaçmış.Baykal istediğini bulamamış ama sesler duymaya başlamış.’’Hiç bir şey gizli kalmaz,kalmayacak…’’Peki neden Baykal Ulak Tayyib’i öldürmek istiyordu?Mehmetleri,Fatmaları,Büşraları ve diğerlerini tanıyormuydu acaba? Evet tanıyordu.

Bir zamanlar bir hekim varmış.Hekimin de sakat bir oğlu varmış.Hekim başlamış bin türlü çare aramaya oğlunu iyileştirmek için.Gündüzler geceleri,geceler gündüzleri kovalamış ama bizim hekim çare bulamıyormuş.Birğün hekim bir rüya görmüş,çok tuaf bir rüya.Rüyadan uyanınca hekim oğlunun yanına gitmiş.Hekimin oğlu harıl harıl bir şeyler yazıyormuş.Hekimde günlerce oğlunun yanında uyumuş, uyanmış.En sonunda oğlu bitirmiş yazısını.Babasını çağırmış ve kulağına bir şeyler fısıldamış.Bu yazdıklarını çoğaltmasını istemiş.Babası önce oğlunun yazdıklarını okumuş.Şöyle yazıyormuş o kağıtlardan birinde:

1) Başörtüsü yasağı kalksın.
2) Kızlarımızda diğer arkadaşları gibi özğürce okusun.
3) Türkiye’nin eğitim seviyesi yükselsin.
4) Demokrasi ve özğürlükler ülkesi olalım.
5) Dini inançlar özgürce yaşansın.
6) Üniversitelere mescit yapılsın.
7) Kardeşçe yaşayalım,kalleşçe değil.
8) Tarkan BEYAZ SHOW’a gelsin!...

Maddeler maddeleri kovalıyormuş. Babası hemen okuma yazma bilen bilğiç birkaç genci toplamış ve eve getirmiş.Durumu anlatmış.Başlamışlar hekimin oğlunun yazdıklarını çoğaltmaya .Yazdıkça hikayenin etkisine kapılıyorlarmış.Bir cesaret gelmiş ve hepsi birer cengaver oluvermiş.Ama bir tanesine buna daha fazla dayanamamış ve gitmiş.Tabiki köylülere başlamış anlatmaya olan biteni.Ama birçok kişi bu yazılanlardan çok rahatsız olmuş.Bunlardan bazılarıda Baykal ve fikirdaşları imiş.Kör ve sağır gibi olan, duyduğunu duymazdan,gördüğünü görmezden gelen köylüler hiçbirşey anlayamıyorlarmış.Zekası paçalarından akan Baykal hemen bir çare bulmuş ve hemen Mehmet Ali Birand’ı aramış.Demişki’’ Birand akşam haberlerine yetiştirmen gereken çok özel bir haber var.Ama ortalığı iyice ateşe vermen gerekiyor.İnsanlar telaşlansınlar,korksunlar’’.Bunu duyan Birand adeta eline şeker verilmiş çocuklar gibi seviniyor ve yerinde duramaz oluyor.Giriyor stüdyoya ve başlıyor haberi yapmaya.’’ Evet sayın seyirciler olanlar oldu ve halk ikiye bölündü.Ortaya bazı gençler çıktı.Bu aklı hür, vicdanı hür gençlere hemen müdahale edilmeli.Onlar laikliği yıkıp yerine şeriatı getirmeye çalışıyorlar.Eğer onları durdurmazsak halimiz duman…’’

Baykal ve adamları o gençleri takip ederler.Yerlerini tespit eden Baykal ve adamları oracıkta masum ve tertemiz gençleri öldürürler.O kağıtlarında hepsini yakarlar.İnandıkları şeylerden dolayı bu gençler öldürülmüşlerdir.Bu kötü adamlar onları gider LAİK KUYU’nun kenarına gömerler.İşte bizim Ulak Tayyib’te bu sudan içince o gençlerin ruhları Tayyib’in ruhuna girer ve gizli kalanları ortaya çıkarırlar.

Baykal ve adamları o gencecik havarileri öldürünce olanlar olur. Bir rüzğar belirmiş ve bir ışık yığını köyü sarmış.Köye bir şeyler olmuş.Salgın hastalıklar belirmiş.İnsanlar cüzama yakalanmış.Fareler ortalıklarda gezer olmuş.Kuru rüzgarlar esmiş,çiçekler kurumuş,yasakçı rektörlerin kalemleri kırılmış ve bir daha güneş yüzünü o köye göstermemiş.Sadece çocuklar ve inananlar kurtulmuş.

Bir deli rüzgar kalmış geriye
O da Ulak’ın adını fısıldamış ‘’Müslümansınız Unutmayın’’ diye.

Ardından bir deli rüzgar daha çıkmış
O da SELOrektörlerin kulağına fısıldamış’’Ocağıma düştün yavrummm,kucağıma düştü yavrummm.El amannnn, yakalarsam muck muck…!!

Bunu duyan SELOrektörler bu deli rüzğara adeta yalvarırcasına demişlerki ‘’ Kurtulmamız lazım aklımızdan çıkmayan BÖCÜKLERDEN!’’

Abdullah Dede’nin anlattıklarını dışarıda dinleyen biri vardı.O da Baykal’ın oğlu Bahçeli idi.Bahçeli babasından hep dayak yerdi ve ondan nefret ederdi.Abdullah emmisinin anlattığı masala öyle çok inanmıştı ki babasına her defasında ‘’Ulak gelecek,hem de sana gelecek’’ deyip dururdu.’’Ben kurtuldum Abdullah emmimi dinledim ama sana Ulak gelecek’’diyordu.

Hikayeyi anlatan Abdullah Gül Dede Çocuklara bir soru sormuş.’’Sizce Ulak Tayyib ve arkadaşları nasıl birileriydi? demiş.Çocuklar başlamışlar anlatmaya.Hani onlara demişti ya kafanızda resimlerini çizin diye.Çocuklardan biri’’Cengaver mi cengaver’’ demiş.Diğeri’’ Cesur mu cesur’’ demiş.Öteki’’ denizlerden daha büyük bir yüreği var ‘’ demiş.Arkada oturan kara oğlan’’ kocaman mavi gözleri sımsıcak bakışları var’’ demiş.Sarışın çilli kız ise’’ kardeşçe yaşamak isteyen,iyi kalpli, saf ve temizler Ulak Tayyib ve arkadaşları’’ demiş.


En derin kuyudan daha derindeydiler.
En karanlık kalpten daha siyahtılar.
Hiç umut yoktu.
Ve birğün heybesinden sırlarla, uzak bir diyardan
‘O’ geldi.
Onlara sevmeyi, inanmayı ve cesareti anlattı.
İnsanlar beklediler çünkü BİRİ DAHA GELECEKTİ.

THE END









ORJİNAL SENARYO:Çağan Irmak

COVER SENARYO:Fatma Şişli
Oyuncular
Zekeriya Emmi: Abdullah Gül
MERYEM ANNE:Hayrünnisa Gül
ULAK İBRAHİM:Tayyib Erdoğan
ÖMER: Ali Babacan
FERHAT:Devlet Bahçeli
FERHAT’IN BABASI ADEM:Deniz Baykal
ADEM’İN ARKADAŞLARI: Rektörler, Muhalefet ve yanlıları…
HARAMİLER(Mehmetler,Ayşeler,Fatmalar,Büşralar,Zeynepler…):Başörtüsü mağdurları ve başörtüsü yasağına hayır diyen bütün gençler)

3 Şubat 2008 Pazar

DİKKAT ÇEKMEK İÇİN SAÇMALAYANLAR TOPLULUĞU!!!

Selam Dost:)))

Çok yorğunumm çokk.Bne iyice kendimi saldım ya.Herğün dışarlardayım,hiç sevmiyorum aslında.Arada bir mola vermek lazım hayata:) Buğün Cansucancan ile buluştuk.Hanfendü pantolon bakıcakmış;) Taksime'e gittik.Ama bizimki pantolon almadı.Ben demiştim Little Big'den kot alınmaz diye ama dinlemediki beni.Sakalım yok işte:) Neyse sora bu bari geldik mont alayım dedi.Mavi'ye gittik.Ama bedeni kalmamıştı montun.Bizimki sistemden arattı.Akmerkezde varmış.Bu seferde kalktık Akmerkeze gittik.Tabe ben ölüyorum gripten.Bir paket selpak bitirdim yoww:( Neyse Akmerkeze girdik ve doğru Mavi'ye gittik.Mont varmıydı sence? Tabiki hayır!! Ben dedim buna ya kalmazsa diye ama dinletemezsin bizimkine:) Sora gezindik azcık.Kolye baktık ama almadım.Lann Cansu alsamıydım acaba ya? Kafamda soru işaretleri kaldı valla.

Şimdi başlıkla bu konu ne alaka diceksin.Hemen değiniyorum o konuya.İnsanları anlamak gerçekten çok zor Levami.Bazen o kadar saçmalıyolar ki anlamıyorum.Sırf dikkat çekmek için, ya da ben farklıyım demek için abuk subuk şeyler yapıyolar.Kimlikleri oturmamış bunların.Üniversiteye gitmekle olay bitmiyo anlıcan.Birtakım insanlar seni beğenmemiş.5 yaşındaki çocuk gibiymişsin.Pardon arkadaşım ama ben bu bloga senin için yazmıyorum.O yüzden beğenmen gerekmiyo.Hatta bence hiç okuma.Çünkü bu blog senin yaşına ve kapasitene uygun değil.İşte birincisi bole tipler abes hareketlerle,kelimelerle enteresan bi tip olduğunu göstermeye çalışıcaklar ya yırtınıyolar resmen.Eyvallah!

Gelelim ikincisine.Bunlarıda anlamıyorum.Sanırım ben anormalim.Yok yok sorun bende değil eminim.Tabiki insanların kimliklerini birşeylerle tamamlaması gerekiyo.Mesela insanlar bir markayla bile kimliklerini ifade edebiliyor.Onun için farklı düşüncelere,ve özelliklere sahip olmaları çok normal.Ama bunu abartmamak lazım.Eğer bu ifade etme işini abartırsanız duvara toslarsınız.Olmadığınız gibi görünmeye çalışmayın.Sadece doğal olun yeter.Emin olun ki doğru olan sadece sadece kendiniz olmanızdır.Başkaları için başkalaşmayın!

Üçüncüsünde gündeme dönelim istersen.Malum başörtüsü sorunu hala devam etmekte.Ve her geçen günde daha fazla alevleniyor.Ama nafile!Artık özgürüz inşallah.İkinci dönem başörtülerimizle bizlerde diğer arkadaşlarımız gibi özgürce okullarımıza girebileceğiz.Peki medya ne alemde? Ağzı olan konuşuyor Levami.Rektörler eylemler yapıyor.Bu iş olamaz diyorlar.Pardon ama siz kimsiniz.Bu ülke üzerinden o pis ellerinizi çekin.Siz kimsinizki darbe çagrısı yapıyorsunuz!İstanbul ünv. rektörü Mesut Parlak '' Eğer türbanlı öğrenciler üniversitelere girerse belki onlara hakettikleri notları vermeyiz'' demiş.İşte bu kadar zavallılar.Üstelik bunu söyleyen T.C istanbul ünv. gibi önemli bir okulun rektörü.Rektör değil onun ve onun gibilerin adı BAŞÖRTÜSAVAR!Bu ülkenin sizin gibi rektörlere ihtiyacı yok.Senin o okulda rektör olarak kalacağın ne malum.Sen hakettikleri notu vermezsen kendin düşün.O zaman boş boş gezmek zorunda kalabilirsin dikkat et.Bilim ve ilim üretmesi gereken üniversitelerin hocaları kimler biliyomusun?Üniversitelerde başörtüsü yasağı kalksın diye imza kampanyası düzenleyen o müstesna hocalarımız.İşte onlar insanların şekilleri ile değil kendileri ile ilğileniyorlar.Başın üstündeki değil içindeki önemli onlar için.Ben böyle demokrat hocalardan eğitim almak istiyorum.Gerici,zavallı,darbeci,cahil... şeylerden değil.İster eylem yapın,ister takla atın, ister amuda kalkın bizler başörtülerimiz ile giricez.Biz diğer arkadaşlarımız ile kardeşçe okuyoruz.Çatışma çıkar diyorsunuz çünkü siz bunu istiyorsunuz.Kimse kimsenin giyimine ve düşüncelerine müdahale edemez.Bizler iklokul değil,üniversite öğrencileriyiz! Bu söylediklerimizi anlayacak kapasitede değilsiniz biliyorum.Ama bizlerin derdi laikliğe darbe uygulamak,cumhuriyeti yıkmak falan değil.Sadece bizlerde özğürce okumak istiyoruz.Siz bize'' sadece siz mi dindarsınız,bizler müslüman değilmiyiz?'' diyorsunuz.Peki sadece siz mi cumhuriyeti ve bu ülkeyi seviyorsunuz?Tabiki hayır!İşte bunlarda farklı düşüncelerini belirtirken saçmalayanlar canım.Bizler biliyoruz ki PAYLAŞMAK GÜZELDİR! Okullarımızı,düşüncelerimizi,isteklerimizi...

Çok doluyum ya,bildiğin gibi değil.Bu kadar dolu olmamın sebebi,insanların çok bencil ve anlayışsız olmaları.At gözlüklerini çıkarıp atın!Sadece kendinizi düşümeyin.Özğürlükleriniz kısıtlansa ne yapardınız biraz düşünüp, kafa yorun iyi gelir belki!!

İşte bu kadar Leveami.Pek pozitif bir yazı olmadı ama buğünlerde böyleyim idare et.Aaa dur dur! Buğün Taksim'de bi kalabalık vardı bende ne acaba diye düşünüyodum.Meğer o Genç Siviller'in eylemiymiş.Keşke anlasaydım orda kesinlikle katılırdım.Malum bende bir Genç Sivilimm:))

Si yu letir beybi,kardeşin Santrı belirli bir süre için kapalı.Çünkü arkadaşı Büş Mersin'e gitti.Büşşşş çabuk gelll:))Hade başbaş:=)